8℃ sisli
Ankara Hava Durumu

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Anayasa Mahkemesinin “ Zorunlu Aşı Kararı” Tartışma Yarattı

Son Güncelleme : 25 Temmuz 2018 17:07

Anayasa Mahkemesi, anne-baba rızası olmadan çocuğa zorunlu aşı yaptırılmasını, "temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceği" maddesine göndermede bulunarak, Anayasa’ya aykırı buldu. Uzmanlar ise konu ile ilgili yasal boşluğun bir an önce giderilmesi gerektiğine dikkat çekerek aileler çocuklarını aşılatmazsa salgınların çıkabileceği uyarısında bulunuyorlar…


Anayasa Mahkemesi (AYM) anne-baba rızası olmadan çocuğa zorunlu aşı yaptırılmasının Anayasa’nın "kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı"nı düzenleyen 17’nci ve "temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanabileceğine" ilişkin 13’üncü maddesine aykırı bularak ihlal kararı verdi. Karar tartışma kamuoyunda tartışma konusu oldu.

Türkiye’deki aşılama faaliyetleri Sağlık Bakanlığı’na bağlı Halk Sağlığı Kurumu tarafından yürütülüyor. Aşı ile önlenebilir Hastalıklar Daire Başkanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de 1981’den bu yana “ Genişletilmiş Bağışıklama Programı “ yürütülüyor. Programla aşı ile korunabilir hastalıkların, sakatlık ve ölümlerin önüne geçiliyor.

AŞI İLE GELEN SAĞLIK 

Doğan Her bebeğe aşı takvimine uygun olarak bir yaşına kadar 13 farklı aşı yapılıyor. Bu aşıların tamamı ücretsiz olarak uygulanıyor. 2 yaşına kadar da aşıların temel ve hatırlatma dozları uygulanıyor. Aşılama ilkokul döneminde de devam ediyor. Yapılan aşılama programı ile; difteri, kalp yetmezliği, felç, zatürre, boğmaca, tetanoz, çocuk felci, menenjit, kan, beyin, eklem ve orta kulak iltihabı, kabakulak, sarılık, siroz, verem, zona, kızamık, suçiçeği gibi bulaşıcı hastalıklara karşı koruma sağlanıyor. Aşılama programı sonucu çiçek hastalığı 1977’de tamamen yok edildi ve aşılama durduruldu. Aynı şekilde Türkiye’de 17 yıldan bu yana çocuk felcine de rastlanmıyor. Yenidoğan tetanozu da aşı ile yok edilen hastalıklar arasında. Aşılama sayesinde kızamıkta da önemli mesafe kat edildi.  Vaka sayısı 2001’de 31 bin iken, 2014’de 565’e geriledi.

AŞILAMA HUKUKİ DEĞİL, BİLİMSEL BİR KONU

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı ve Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan  “Aşı konusu, hukuki değil, bilimsel bir konu. Böyle bir karar bence yanlış. Çünkü bu kesinlikle bireysel bir karar değil. Toplum sağlığını yakından ilgilendiriyor. Bir başkasının hastalığına neden olabilecek bir kararı alamazsınız. Kişi tedavi hakkını reddedebilir, ancak aşı bu konudan farklı. Her ebeveyn çocuğunu korumakla mükellef. “ dedi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ceyhan, "En büyük yanlış bu konunun hukuki olarak ele alınmasıdır. Konu hukuki olmaktan çok, tıbbi bir konudur. Burada dayandırdıkları maddeler, Anayasa'nın 13. ve 17. maddeleri. Bunlar daha çok bir kişiye yapılacak tedavi nedeniyle izin alınması gerektiğiyle ilgili. Buradaki sıkıntı, aşının bir tedavi aracı olmaması" diye konuştu.

SALGINLAR ORTAYA ÇIKABİLİR

Bağışıklama Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Anayasa Mahkemesinin (AYM) zorunlu aşı kararına ilişkin, "Buna dayanarak bir kısım aileler çocuklarını aşı yaptırmak istemez ve bu ciddi bir oranı bulursa (yüzde 10 gibi ) bu durumda Türkiye'de bazı salgınlar ortaya çıkabilir” dedi.

"Ben çocuğumu aşılatırsam, başkası aşılatmazsa onun çocuğu hastalanırsa benimki aşılı zaten, bulaştıramaz" diye bir düşüncenin olduğunu aktaran Ceyhan, şöyle devam etti:

"Bu çok yanlış bir düşünce, hiç bir aşı yüzde 100 korumaz. Genellikle yüzde 90-95'ler civarında korur. Aşının tam olarak koruyucu olması aşının çok yüksek oranda yapılmasıyla ilgili, çünkü yüksek oranda aşı yapılırsa, diyelim ki sizin çocuğunuz aşıdan etkilenmedi, yüzde 5'lik gruba girdi ve korunmuyor ama toplumsal aşılama olursa sizin çocuğunuzun bu hastalığı geçiren biriyle karşılaşma riski son derece düşüktür. Ancak okula giden çocuğunuz var, aşılattınız. Sıra arkadaşının ailesi, aşı yapılmasını istemediği için aşılatmadı. O çocuktan senin çocuğuna bulaşır ve Allah korusun senin çocuğun ölebilir, sakat kalabilir, o zaman bunun sorumlusu kim?”

AŞIYA KARŞI OLANLARIN HEPSİNİN ÇOCUKLARININ AŞILARI TAM OLARAK YAPILMIŞ

Ceyhan, aşılarla ilgili internette, gerçekliği ve bilimsel hiçbir geçerliliği olmayan "domuz kanı içeriyor", "cıva içeriyor" haberlerinin yer aldığını hatırlattı. Bunların tamamen "yalan ve maksatlı" olduğuna dikkati çeken Ceyhan, şunları kaydetti: "Bunların hiç biri doğru değil. Aşıların gösterilmiş ciddi hiç bir yan etkisi yok. Türkiye'de geçen yıl 20 milyondan fazla aşı yapıldı ve 'ben çocuğumu aşılatmak istemiyorum' diyen aile sayısı bin bile olmadı. O yüzden zaten halk, devletin kendisi için gerekli olduğunu söylediği aşıları yaptırıyor. Yüksek oranda bu tip haberler etkileyebilir onları ama bunlardan etkilenmesinler. Aşılar son derece gereklidir ve yapılmadığı zaman da ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir. Aşıyla ilgili hiç bir yan etki yok ama yaptırmadıkları zaman ölüm riski, sakat kalma riski gibi birçok şey var. O yüzden dünyanın hiç bir yerinde 'şöyle bir riski varmış' diye aşının yapılmadığı bir durum yok.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan aşı ile tartışmaları gündeme taşıyan isimlerin bunu ; şöhret olma, kendilerine hasta yönlendirme ya da bilgisizlik gibi nedenlerle yaptığını kaydederek ; “ kamuoyunda aşı karşıtı söylemleri ile gündeme gelen isimlerin hepsinin çocuklarının aşı karnelerinin tam olduğunu, çocuklarına bütün aşıları eksiksiz yaptırdıklarını söyledi. Prof. Dr. Ceyhan bu durumun yapılan açıklamaların iyi niyetli olmadığını ortaya koyduğunu da belirtti.