-3℃ açık
Ankara Hava Durumu

Ağız ve Diş Sağlığı

Diş Hekimi Korkusu (Dentofobia)

25 Nisan 2016 21:05

Diş Hekimi Korkusunu (Dentofobia) yenmede diş hekimine ve donanımlı merkezlere önemli görevler düşüyor!


Diş hekiminden ya da diş sağlığı hizmetlerinden korkmak ((Dentofobia) toplumda görülen önemli sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum, hem diş hekimleri hem de hasta açısından oldukça sıkıntılı bir durum. Çünkü yaşanan korku, kişinin ağız ve diş sağlığı konusunda sorun yaşamasına rağmen diş hekimine hiç başvurmamasına ya da başvursa bile düzenli olarak gitmemesine neden oluyor. Bu da kişilerde başka hastalıkların tetiklenmesine sebep olabiliyor.

Diş Hekimi Ebru Şenkal: “Sizlerin veya çocuğunuzun diş hekimi korkusu aşılamıyorsa ve de tedavilerinizi aksatmak istemiyorsanız “sedasyon veya genel anestezi ile diş tedavisi” uygulama yetkisi bulunan, donanımlı ameliyathanesi, deneyimli anestezi uzmanı ve diş hekimlerinin bulunduğu ağız diş sağlığı merkezlerinde, sedasyon veya genel anestezi altında diş tedavilerini yaptırmak mümkündür.” diyor.

 

Diş Hekimi Ebru Şenkal:

“Çocuklar ve yetişkinler ile fiziksel ve zihinsel engelli hastaların, kontrol edilemeyen diş hekimi korkusunun (Dentofobia) giderilmesinde,  sedasyon ve genel anestezi uygulamaları tedavide değerli ve önemli bir çözüm yolu olarak karşımıza çıktığını” vurguluyor.

İşte, Diş Hekimi Korkusu (Dentofobia) olanlara ilişkin olarak Yüzde 100 Sağlık sordu, Diş Hekimi  Ebru Şenkal yanıtladı.

 

YÜZDE 100 SAĞLIK: Sayın Şenkal, toplumun hemen hemen her kesimini ilgilendiren bir konuyu Diş Hekimi Korkusunu sizinle konuşmak istiyoruz. Sayın Şenkal, çocuklarda sıkça görüldüğü gibi yetişkinleri de yakından ilgilendiren Diş Hekimi Korkusunun genel bir tarımını yapar mısınız?

 EBRU ŞENKAL: Diş Hekimi Korkusunu genel olarak tanımlamamız gerekirse:  psikolojik olarak diş hekimine gitmekten korkma veya hoşlanmama ile diş hekimine gitmeyi iğrenç bulma gibi mantıkdışı korkuları içerdiğini söyleyebiliriz. Bu korkuları tetikleyenleri ise, diş hekimi koltuğunda geriye doğru yatırılma, ellerin veya diğer diş aletlerinin ağzın içine sokulması, (özellikle de diş hekimliğinde sıkça kullanılan delici aletin), iğne korkusu ve kullanılan aletlerin steril olmayacağı düşüncesiyle, HIV ve hepatit gibi bulaşıcı çeşitli hastalık ve mikropların kapılabileceği korkularından oluştuğunu da söyleyebiliriz.

 

YÜZDE 100 SAĞLIK: Sayın Şenkal, bu korkular normal midir?

 

EBRU ŞENKAL: Aslında bu korkular bir bakıma kabul edilebilir korkulardır ve kişinin bu tür korkular içinde olmasında kendine göre haklı nedenleri de bulunabilir. Ancak her şeye rağmen, yaşantımızda her zaman için diş hekimine gitme ihtiyacımızın bulunduğu ve hoşlanmadığımız bu gibi durumlarla karşılaşmak zorunda kalabileceğimiz gerçeği göz ardı edilmemelidir.  Hoşumuza gitmese de günün birinde mutlaka diş hekimine gitmemiz gerektiği unutulmamalıdır.

Ayrıca bildiğiniz gibi, en az altı ayda bir olmak üzere bir diş hekimine giderek ağzımızı ve dişlerimizi kontrol ettirmemiz gerçeğinden hareket edecek olursak, ağız ve diş sağlığımız için olduğu kadar diğer organlarımızın sağlığı için de gerekli olan bu durum, bazılarımız için büyük bir korku ve endişeye yol açabiliyor. Bu korku ve endişe; değil diş hekimine gitmek bu düşüncenin akla getirilmesiyle dahi yaşanabilmekte ve kişide panik hali yaratabilmektedir.

 

YÜZDE 100 SAĞLIK: Diş Hekimi Korkusunu yenme konusunda hastanın ne yapması gerekir? Bu durumda hekimlere ve merkezlere düşen görevler de var mıdır varsa nelerdir?

 

EBRU ŞENKAL: Kişinin tüm bu kaygılardan ve korkulardan arınması için diş hekimine büyük görev düştüğü gibi hastalara da görevler düşüyor elbette. 

Bu durumda hastaların öncelikle yapması gereken, bu korkusundan ve endişelerinden diş hekimine tedavi öncesi anlatması gerekir. Hasta, korkularının kaynağı ve sebepleri hakkında hekimine bilgi vermelidir. Böylece, hekimlerin konuyu hastaya telkinleri ile çeşitli sebeplerle ortaya çıkan ve çok çeşitli korkuları da içeren (iğne korkusu, kan görme korkusu, ağrı duyma korkusu, hastalık ya da mikrop kapma korkusu vb.) diş hekimi korkusunun üstesinden gelinebilmektedir.

Ayrıca, hekiminin hastaya güven vermesi, tedaviyi detayları ile paylaşması, hiç ağrı duymayacağı ve uyuşmadan yeterince emin olmadan herhangi bir girişimde bulunulmayacağını paylaşması gerekmektedir. Tedavi odasında kişinin dikkatini başka yöne kaydırabileceği görsel bir yayın veya rahatlatıcı bir fon müzik olabilir. Diş hekimi müdahale esnasında sıklıkla uygulamanın aşamaları hakkında bilgi verirse hastanın rahatlamasına yardımcı olacaktır.

YÜZDE 100 SAĞLIK: Hemen hemen tüm diş hekimleri, diş hekimi korkusu yaşayan hastalarla çalışmak durumunda kalmışlar ya da kalacaklardır. Başka neler yapılması gerekir?

 

EBRU ŞENKAL: Böyle durumlarda hasta açısından atılması gereken ilk adımlardan biri de, diş hekiminden randevu alınırken bu korkudan söz edilmesidir. Bu adım, alınacak randevu saatinin en uygun bir zaman için ayarlanmasını sağlayacak dolayısıyla randevu hem doktor hem de hasta için daha uygun bir hale getirilebilecektir.

İkinci olarak yapılması gereken, hastanın korkuları konusunda hekimiyle açık bir şekilde konuşmasıdır. Hasta, diş hekiminden neden korkuyor ve bu konuda neler yapılabilir? Korku ve kaynakları konusunda doktorla hastanın konuşması ve bu anlamda alınacak önlemlerin yanı sıra yapılabilecek değişiklikler konusunda ortak kararlar alınması korkunun yenilmesinde önemli yararlar sağlayacaktır.

 

YÜZDE 100 SAĞLIK: Peki Sayın Şenkal, , hasta açısından baktığımızda donanımlı, teknolojik olarak yetkin iyi bir merkez ve iyi hekimlerin bu soruna olumlu ektisi olabilir mi?  

 

EBRU ŞENKAL:  Çok haklısınız. Diş hekimi korkusu olan hastaların daha önceden tanıdıkları ve iyi bir iletişim kurdukları diş hekimlerini tercih etmeleri gerekir.. Tanıdık bir donanımlı bir merkezde ve tanıdığı hekimle çalışmak yabancı bir hekimle çalışmaya göre daha rahatlatıcı ve korkuyu azaltıcı bir etkendir.

Öte yandan, diş hekimi ya da asistanının hastaya yumuşak yaklaşımı, sıcak ve içten tavrının yanı sıra sakinleştirici konuşmaların da duyulan korkuyu ve gerginliği gidermede yardımcı olabileceği gibi duyulacak ağrıyı hafifletmede de yardımcı olabilir. Tabi diş hekimi korkusunu gidermede tedavi sırasında önemli bir uygulama da sedasyon ve anestezi uygulamasıdır..

 

 

YÜZDE 100 SAĞLIK: Merkezinizde bu uygulama yapılabiliyor mu?

EBRU ŞENKAL:  Evet uyguluyoruz. Anestezi ve sedasyon önemli bir yardımcımızdır. Merkezimizde işlemleri bir Genel Anestezi uzmanımız görev yapıyor. Bu tip vakalarda ameliyathane koşullarında sınırlı uyuşturma ile bir grup diş veya bir çene bölgesi uyuşturularak dolgu, kanal tedavisi, çekim gibi işlemleri ağrısız olarak gerçekleştirebiliyoruz.

Korku, kaygı veya öğürme refleksi gibi nedenlerle tedaviye uyum güçlüğü çeken  çocuk ve bireylerde, tedavi ihtiyacının karmaşık olmadığı, sadece diş çekimi gibi az alet ve kısa süre gerektiren durumlarda sedasyonun farklı dereceleri çözüm olabiliyor.

Özet olarak,  önemli olan tıbbi geçmişi ve mevcut durumu ayrıntılı değerlendirilmiş olan hastaya uygun işlemin yeterli eğitime sahip, konunun uzmanı hekimler tarafından yeterli altyapıya sahip ameliyathane koşullarımızda kurallara uygun olarak her türlü tedavi uygulayabiliyoruz.

 

YÜZDE 100 SAĞLIK: Sayın Şenkal, diş hekimi korkusu çocuk yaşlarda başlıyor. İstatistiklere baktığımızda,  çocukların yüzde 94’ü diş tedavisinden ve diş hekiminden korkuyor. Bu yaşlarda başlayan korkuyu önlemek için neler yapılabilir?

 

 

EBRU ŞENKAL: Evet, sizin de belirttiğiniz gibi diş hekimi korkusu yani dentofobia 10 çocuktan 9′unda görülüyor. Bu korkuyu aşabilmenin yolu ise, çocuğun diş hekimi ile erken yaşta tanışmasından geçiyor.
Bu yüzden, çocuklarımızı 2 yaşını bitirmeden diş hekimi ile tanıştırmak gerekiyor.

Bu yaşta korku kavramını bilmedikleri için rahatlıkla diş hekimi koltuğuna oturacaklardır. Böylece büyüdüklerinde rahatça korkuları olmadan diş hekimine gideceklerdir.
Ayrıca,

-çocukları herhangi bir haylazlıkta dişçiye götürmekle tehdit etmemek, korkutmamak gerekir. Bunlar yaşam boyu fobiye yol açabilir.
-- çocuklarla konuşurken veya yanında diş tedavisi ile ilgili olumsuz deneyimlerden bahsetmemek gerekir.
-- çocuk psikolojisi için dekor, müzik, özel odalar ve personel büyük önem taşır. Çocuk psikolojisine uygun dekoratif materyalleri, oyun odaları olan klinikler çocuklar için ilgi çekici olabilir. Bu yüzden uygun klinikler seçilmelidir.

-- Doktora gitmeden önce neler olacağını çocuğa uygun bir dille anlatılması gerekir.

YÜZDE 100 SAĞLIK: Sayın Şenkal, bütün bunların yaşanmaması için son olarak ne söylemek istersiniz?

Ebru Şenkal: Burada öncelikle belirtmemiz gereken konu, ağız ve diş sağlığımıza yeterince önem vermemizdir.

Ağız ve diş sağlığı bozulan kişiler, yediklerini yeterince öğütemez, konuşurken sesleri çıkarmakta zorlanır ve ( kaybedilen dişlerin yerine göre) estetik olarak hiç hoş olmayan bir görünüm söz konusu olur. Bu nedenle sistemli ve yeterli bir ağız - diş bakımı gereklidir. 
Yeterli zaman ayırarak sistemli bir şekilde ağız ve diş sağlığını yaptırdığınız bakım ile birçok sorunun oluşmasını engelleyebilirsiniz. 
Biz diş hekimlerine düşen görev ise; 6 ayda bir yapılan kontrollerle yapılan bakımı denetlemek, gözden kaçan - ihmal edilen - bölgeleri izleyip temizlemektir. 
Günümüzde, çağdaş ülkelerde Tedavi edici hekimliğin yerini Koruyucu hekimlik de almıştır. 
Özellikle diş hekimliği gibi mecbur olunmadıkça gitmekten kaçınılan, ancak son ana gelindiğinde de sevimsiz ve pahalı bir yığın tedavi gerektiren bir dalda, Koruyucu - Önleyici hekimliğin ne denli faydalı ve başarılı olacağı ortadadır. Bir kez daha tekrarlıyorum, bu yüzden 6 ayda bir donanımlı, yetkin merkez ve hekimlere ağız ve diş sağlığı kontrolünüzü yaptırın.

Diş Hekimi Ebru Şenkal


Gazete Eklerimiz

İlginizi Çekebilir