12.22℃ parçalı az bulutlu
Ankara Hava Durumu

Sektörden

Konuğumuz, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu

Son Güncelleme : 25 Temmuz 2018 17:07

Yüzde 100 sağlığın konuğu Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu… Acil sağlık hizmetleri, koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmet alanlarında kendine özgü geliştirdiği yönetişim stratejileriyle dünyanın dikkatini çeken Türkiye, artık bu başarısını başka ülkelere aktarıyor. Sağlık Bakanlığı yeni dönemde, sağlık hizmet sunumunda yakaladığı başarıyı sağlık turizmi başta olmak üzere birçok yeni projeyle taçlandırmak istiyor. Sağlık Bakanlığı’nın gelecek planlarını ve yeni stratejilerini Sağlık Bakanı D


YÜZDE 100 SAĞLIK:

“Sağlıkta dönüşüm, “2023 Sağlık Vizyonu” ile devam edeceğini gösteriyor. Türkiye’nin sağlık geleceği inşa edilen bu süreç nasıl işleyecek?

 

Hükümet olarak bizi 12 yıldır yetkilendiren vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına her koşulda cevap vermek zorundayız. Evet, altını çiziyorum hizmet noktasındaki talepleri geri çevirme gibi bir lüksümüz olamaz. Bu nedenle günün koşullarını göz önünde bulundurarak yeni kapılar açmak için yoğun bir çaba harcıyoruz. Bir taraftan bunu yaparken diğer taraftan ise geleceğe yönelik proje ve politikalar da ortaya koyabilmeliyiz. Büyük düşünmenin ve güçlü olmanın tezahürü olan bu yaklaşım, hükümetimizin sağlık hizmetlerinin en iyi şekilde sunulması için göstermiş olduğu kararlılığı olarak görülmelidir. Bugün geldiğimiz noktada 50 yıl, 100 yıl veya daha uzun bir zaman dilimini öngörerek sosyal, siyasal, ekonomik, eğitim ve sağlık konularında dünyada en iyisi olma yolunda mücadele veriyoruz. Bu bağlamda, üç kıtaya asırlarca hükmetmenin verdiği ender deneyim ile zengin değerler üzerine inşa edilen kadim bir kültürü olan Türkiye’nin gelecek vizyonu sadece bizleri değil, başka ülkeleri de yakından ilgilendiriyor.

 

YÜZDE 100 SAĞLIK:

Sağlık politikalarının geleceğine dair bir çerçeve çizdiniz. O zamanın koşullarını göz önünde bulundurduğunuzda sizden önceki sağlık hizmet sistemi yeterli miydi?

 

Elbette ki yeterli değildi! Bütün ülke bunu yaşayarak bizzat gördü. 12 yıl önceki sağlık hizmet sunumu ile bugünü kıyaslamak bile mümkün değil. Dünya Sağlık Örgütü, “sağlık” için “insanın hem ruhen hem bedenen tam bir iyilik halinde olmasıdır” tanımını yapar. Sağlıklı bir ruh ve beden taşıyan bireyler her zaman bulundukları ülke için artı değerdir. Bu gerçeğin bilinciyle sağlık hizmeti sunan devlete önemli bir sorumluluk düşmektedir. Peki, daha önceki hükümetler bu konudaki sorumluluklarını gerçek manada yerine getirebildiler mi? 12 yıl önceki sağlık sistemi ve uygulamalarına baktığımızda, kocaman bir “hayır” cevabıyla karşılaşıyoruz. Söz konusu dönemde herkesin yaşadığı ve çok iyi bildiği bir sağlık hizmet tablosu vardı: Muayene için sabah ezanıyla birlikte sıra alınmaya gidildiği,  günün yarısının ilaç kuyruğunda geçirildiği, boş yatak olmadığı için serumuyla hastane bahçesinde bekleyenlerin iyileşmeyi umut ettiği, hayatını kaybedenlerin morglarda rehin alındığı, ambulans olmadığı için hastaların elden ele taşındığı bir sağlık gerçeği vardı. İktidara geldiğimiz gün bu acı tabloya son vermek için hemen işe koyulduk. Zira milletimize verilmiş sözümüz vardı. İnsanımıza hakkaniyetli, erişilebilir ve sürdürülebilir bir sağlık hizmetinin lütuf olmadığını, en temel hak olduğunu göstermeliydik. Şükürler olsun ki o gün verdiğimiz sözleri bugün yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Avrupa’nın en büyük sağlık merkezinin inşa edilmesi, koruyucu sağlık hizmetlerinin en üst seviyeye çıkarılması, kara, hava ve deniz ambulanslarından oluşan dev acil yardım filosu, ücretsiz acil sağlık hizmetleri, yüz binlerce kişiye evde sağlık hizmeti, mobil eczaneler, 81 ilde kanser tarama merkezleri, Avrupa’nın en büyük Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi ve daha nicesi… Dünya Sağlık Örgütü, bu başarısı nedeniyle Türkiye’yi diğer ülkelere “model alınabilecek ülke” olarak göstermiştir. Ülkemiz, sağlık hizmet sunumunda göz kamaştıran bir ivmeyle yükselmeye devam etmektedir.

 

YÜZDE 100 SAĞLIK:

 Türkiye’nin “sağlık turizminde” de söz sahibi olmaya yönelik adımlar attığını görüyoruz. Bu kapsamda dünya sağlık turizminde Türkiye’nin yeri nedir?

Her geçen gün önem kazanan sağlık turizmi, özellikle sağlık alanda gelişmiş ülkeler için önemli bir ihracat kalemi olmaya başladı. Bu nedenle hastaların tedavilerini kapsayan bu süreç, hızla gelişen bir sektör halini aldı. Pazar ekonomisinin dikkatini çeken sağlık turizmi, diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’ye de önemli fırsatlar sunuyor. Sağlık turizminin ekonomimize ve bölgedeki gücümüze kazandırabileceklerini göz önünde bulundurarak etkili politikalar belirliyoruz. Ülkemizin coğrafi konumu, iklimi ve kültürünün yanı sıra siyasi ve ekonomik istikrar sonrasında gelişen sağlık hizmetlerinin kaliteli ve uygun fiyatta olması büyük bir avantaj sağlıyor. Sağlık turizminde ülkemizin tabii avantajlarıyla birlikte bakanlığımız bünyesinde sağlık turizmini düzenleyen ve denetleyen bir birimin bulunması, bir başka artı olarak görülmeli. Bu da sağlık turizminin ülkemizde gelişmesine, hizmet almak isteyenlere ve bu sektörde yatırım yapmak isteyenlere ciddi bir güven veriyor. Dünyada bu yapıya sahip ender ülkeler arasında yer aldığımızı özellikle vurgulamak istiyorum.

YÜZDE 100 SAĞLIK:

Bakanlık olarak bu alanda söz sahibi olmak için ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?

Bakanlığımızın; sağlık turizmini destekleyen ve denetleyen uygulamalarının ülkemizi, dünyada sağlık turizminde lider konuma getireceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Bunun için dünyadaki gelişmeleri titizlikle takip edip, sürekli araştırmalar yapıyoruz. Kalite ve uluslararası standartlardan taviz vermeden kendimizi yeniliyoruz. Sağlık turizminin bütün branşlarındaki gelişmelerine entegrasyon sağlayarak, insan kaynağı efektifini en iyi şekilde kullanıyoruz. Burada bir parantez açmak istiyorum: Kaliteli hizmet verebilmeniz için öncelikle yetişmiş insan gücüne ihtiyaç duyarsınız. Sağlık alanında birikimi olan, yabancı dil bilen personellerinizin olması sağlık turizminde büyümenize ivme kazandıracaktır. Bu noktada özellikle üniversitelerimizin sağlık turizmiyle ilgili çalışmalar yapmalarını bekliyor ve ortaya konulan innovasyonlara son derece önem veriyoruz. İnşaatları devam eden Şehir Hastaneleri ve Sağlık Serbest Bölgeleri ile sağlık turizminde lider ülke olma yolunda önemli bir adım daha atmış olacağız. Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü’nün etkinlikleri başta olmak üzere birçok uluslararası sağlık kongresi, çalıştayı ve toplantısına ev sahipliği yapıyor. Kalite, markalaşma, destinasyon ve pazarlama gibi sağlık turizmini doğrudan etkileyen bu faktörler, söz konusu organizasyonların bütün aşamalarında kendisini gösteriyor. Sağlık turizminden elde edilen gelirlere vergi muafiyeti getirdik. 6 dilde hizmet veren yurt dışı Hasta Danışma Hattı’nı kurduk. Konaklama tesislerinde sağlık birimleri işletme imkânı tanıdık. Bu gelişmeler doğrultusunda sağlık turizmi kapsamında Türkiye milyonlarca turist için yaşam merkezi olacaktır. Bunun yanı sıra, alt konularda spesifik çalıştaylar ve panellerin düzenlenmesi uluslararası sağlık alanındaki etkinliğimizi daha da güçlendiriyor.

YÜZDE 100 SAĞLIK:

Sağlık turizmi, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı “Öncelikli Dönüşüm Programı” eylem planında da yer alıyordu. Bu aşamadan sonra sağlık turizmi artık bir devlet politikası olduğunu söyleyebilir miyiz? 

Tabii ki o şekilde bir tanımlama yapabiliriz. Zaten ülkemiz için bu derece önemli olan sağlık turizmi, hükümetimizin belirlediği 2023 vizyonunda da yer alıyor. Biraz önce de altını çizdiğim gibi AK Parti hükümetleriyle birlikte sağlık alanında dünyada örneği görülmemiş bir değişime imza attık. Bir zamanlar yurtdışına tedavi için hasta gönderen Türkiye, artık komşuları başta olmak üzere birçok ülkeden yüz binlerce hasta için şifa merkezi haline geldi. İleri uzmanlık gerektiren alanlarda Avrupa ülkelerinden her yıl on binlerce hasta ağırlıyoruz. Ülkelerinde şifa bulamadıkları için modern tıbbın bütün imkânlarından yararlanmak adına insanlar ülkemize misafir oluyor. Avrupa, Ortadoğu, Asya, Afrika, Çin, Rusya ve Hindistan’dan; kalp-damar cerrahisi, estetik ve plastik cerrahi, göz cerrahi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, nükleer tıp, ortopedi ve travmalotoji ile diş-implant cerrahi işlemlerinden yararlanmak üzere ülkemize sağlık turizmi kapsamında hastalar geliyor. Bu başarımızı pekiştirmek, daha etkin bir şekilde hedeflere ulaşmak adına çok yönlü ve sonuç odaklı çalışmalarımız için sağlık turizmi artık hükümetimizin politikalarının arasında yer alıyor. Sizin de belirttiğiniz gibi Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun yakın bir zaman önce açıkladığı dört yıllık dönemi kapsayan “Öncelikli Dönüşüm Programı” eylem planındaki başlıklardan birinin de sağlık turizmi olduğunu açıklamıştı.

YÜZDE 100 SAĞLIK:

Sağlık Turizmi Koordinasyon Kurulu oluşturulacağı açıklanmıştı. Bu gelişme hakkında bilgi verir misiniz?

Sağlık turizmindeki hedeflere sistemli ve belirlenen zamanda ulaşabilmek için Bakanlığımız koordinasyonunda, “Sağlık Turizmi Koordinasyon Kurulu”nu oluşturacağız. Yakın bir zaman diliminde Sağlık Bakanlığı öncülüğünde faaliyete geçecek kurul; tanıtımdan tutun da hangi hastanelerin hangi hizmetleri verebileceğine kadar bütün alt başlıklar üzerinde çalışmalar yapacak. Fiyatlandırmadan, akreditasyona kadar bütün sürecin yönetilmesi bu kurulun koordinasyonunda sağlanacak. Ayrıca sağlık turizmiyle ilgili  gerek aracı kurumlar gerekse sağlık hizmeti verecek kurumlara dönük eğitim programı da başlatacağız. Sağlık Turizmi Koordinasyon Kurulu ile Türkiye’nin sağlık turizmi faaliyetleri daha kurumsal bir yapıya bürünecek ve böylece çalışmalar daha sistematik bir hal kazanacak. Böylesi önemli bir projede Bakanlığımızın yanı sıra diğer kurum ve kuruluşlarımızın da deneyimlerinden yararlanacağız. Bu çerçevede; ileri yaş hastaların bakımıyla alakalı süreci yöneten ve bu amaçla açılmış tesisleri ruhsatlandıran Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, paydaşımızdır. Yurtdışından gelen hastaların önemli bir kısmının ödemeleriyle ilgili işlemi yürüten SGK, dolayısıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da bizimle birlikte olacak. Yine bu konuda ciddi bir deneyimi olan Kültür ve Turizm Bakanlığından da yararlanacağız. Sağlık turizminin teşvik kapsamında yer alması nedeniyle Ekonomi Bakanlığı da paydaşlarımız arasında bulunacak. Bazı ülkelerden Türkiye’ye hasta transferlerinde vizelerle alakalı problemler yaşıyoruz. Dolayısıyla Dışişleri Bakanlığı bu yöndeki sorunların giderilmesi için yanımızda olacak. Bütün bu çalışmalar ve işbirliği, sağlık turizminin devlet politikası olmasının yansımasıdır.  Bu alanda dünyada saygın bir yer edinmek için çalışmalarımızı kararlılıkla devam ettirerek, sağlık turizmi ile yeni bir sayfa daha açacağız.

YÜZDE 100 SAĞLIK: Teşekkür ederiz.