12.22℃ parçalı az bulutlu
Ankara Hava Durumu

Kanserle Mücadele

Pankreas Kanseri Tedavisi İçin Umut

Son Güncelleme : 25 Temmuz 2018 18:07

Özellikle Pankreas Kanseri Gibi Erken Teşhis Edilemeyen ve Ameliyat Şansının Düşük Olduğu Zorlu Kanser Tiplerinde Kullanılan Geri Dönüşümsüz Elektroporasyon (Nanoknife) Yöntemi İle Daha Önce Ameliyat Edilemeyen Hastalar Ameliyat Edilebilir Hale Geliyor


PANKREAS

Hayati birçok doku ve damarla yakın komşuluk gösteren pankreas; kanserleşmesi durumunda tümörün çevre doku ve damarlara çok hızlı bir şekilde yayılması nedeniyle en tehlikeli kanser türleri arasında yer almaktadır. Tüm kanserler içinde pankreas kanseri, tedavisi en zorlayıcı kanser grupları arasında yer alır.  Erken evre pankreas kanserleri ile nadiren karşılaşılır. Erken evrede yakalanan hastaların çoğunda cerrahi tedavi yöntemleri, kemoradyoterapi ile birlikte uygulandığında yeterli olmaktadır. Fakat pankreas kanseri teşhis edildiği aşamada çoğunlukla ameliyat sınırları aşılmış olduğu için hastaların %85'inde cerrahi operasyon şansı bulunmamaktadır.

Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Türk Radyoloji Derneği ve Türk Girişimsel Radyoloji Derneği eski başkanlarından, Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Akhan’ın verdiği bilgiye göre, geri dönüşümsüz elektroporasyon (Irreversible electroporation / Nanoknife) yöntemi ameliyat edilemeyen pankreas kanserli hastalarda uygulanan yeni bir yöntem.

Bu teknikte özel bir cihazla elektroporasyon uygulanarak hücrelerin üzerindeki gözenekler kalıcı olarak büyütülür. Böylece kanserli hücreler bulundukları yerde ölürler. Daha önce ameliyat edilemeyen hastalar böylece ameliyat edilebilir hale gelir. Eğer hastanın tümör büyüklüğü uygunsa işlem ameliyatsız da uygulanabilir.

Prof. Dr. Okan Akhan, Nanoknife yöntiminin kalıcı bir tedavi olmadığını ve her hastada uygulanamadığını, ancak ameliyat edilemeyen kanser hastalarının ömrünü uzatabilecek bir yöntem olarak ortaya çıktığını ve son yıllarda önemli merkezlerde uygulanan bir teknik olduğunu söyledi.

GERİ DÖNÜŞÜMSÜZ ELEKTROPORASYON (NANOKNİFE) YÖNTEMİ NASIL UYGULANIYOR ?

Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Akhan, Nanoknife teknolojisinin nasıl işlediğini şöyle anlattı : “Genel anestezi altında ultrason ya da tomografi eşliğinde uygulanan bu girişimsel radyolojik yöntemle, tümör bölgesine 4 adet iğne yerleştirilir. İğneler arasında yüksek enerjili kısa süreli ve yüksek voltta elektrik akımı gönderilir. Bu kadar yüksek enerjiyi hücrelere gönderdiğimizde hücre zarlarında mikro düzeyde delikler oluşur. Bu deliklerin varlığı ile hücrelerin duvar bütünlüğü bozulur ve ölür. Bu yöntemin en önemli avantajı etraflarında bir kılıf olduğu için damarlarda hasar oluşturmamasıdır. Özellikle Pankreas kanseri gibi geç teşhis edilebilen ve çevresindeki damarlara yapışan tümörlerde bu yöntem etkili bir şekilde kullanılabilir.  Nanoknife teknolojisi, vücudun sadece belirli bir bölgesine uygulanabiliyor. Bu nedenle, bu yöntem kanserin vücudun farklı bölgelerine yayıldığı EVRE 4 hastalarda kullanılmıyor. Ayrıca uygulanan yüksek elektrik akımı nedeniyle kalp pili ve ciddi kalp rahatsızlığı bulunan hastalara uygulanmıyor.”

UMUT OLUR MU?


Ablasyon, özel iğnelerle ciltten girilerek uygulanan enerji ile tümör dokusunun tahrip edilmesi olarak tanımlanabilir. Bu amaçla radyofrekans, lazer ve mikrodalga gibi ısıtma ya da kriyoablasyon gibi soğutma yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler başta karaciğer ve akciğer olmak üzere birçok organda yıllardır başarıyla kullanılmaktadır. Ancak bu tür "termal” yani ısıtma ya da soğutma ablasyon yöntemleri pankreas gibi organlarda hem yeterince etkili olmamakta hem de tümör çevresindeki damarlara diğer yapılara ve organlara zarar verebilmektedir. Nanoknife ablasyon ise tümörü öldürmek için ısı yerine elektroporasyon kullandığından bu tür problemlere yol açmaz. Yapılan birçok deneysel çalışmada ve yüzlerce hastada gerçekleştirilen uygulamalarda, Nanoknife ablasyonun kan damarları ve safra kanallarına zarar vermediği, damar çevresindeki tümör dokusunu öldürdüğü ve mide-bağırsak gibi organlarda bariz bir hasar yaratmadığı gösterilmiştir. Bu özellikleriyle Nanoknife, pankreas kanserinin ablasyonunda günümüzde en uygun yöntem olarak kabul edilmektedir.

AMELİYATA HAZIRLIK


Nanoknife ablasyonu vücudumuzdaki kan damarlarına, safra ve idrar kanallarına kalıcı zarar vermeden bu bölgedeki tümörleri öldürebilen bir yöntem. Bu özellikleriyle öncelikle pankreas, karaciğer, safra yolu ve prostat kanserlerinde kullanılmıştır, ancak diğer kanser türlerinde de çalışmalar sürmektedir. Yöntemin en önemli kullanım alanlarından biri olan pankreas kanserinde en uygun hasta grubu, uzak metastazı olmayan ancak çevredeki damarlar tutulduğu için ameliyat olamayan hastalardır. Lokal-ileri evre olarak adlandırılan bu grup hastalarda Nanoknife, tutulan damarlara zarar vermeden çevredeki tümör dokusunu öldürebilir ve hastaları ameliyata uygun hale getirebilir.

NANOKNİFE  ÖZELLİKLERİ

  1. Isı Kaybı yan etkisinin gözlenmemesi: Nanoknife tedavisinde ablasyon alanın oluşması sıcağa veya soğuğa bağımlı olmadığından damarlara komşu tümörlerde işlem etkinliği azalmadan uygulanabilir.

  2. Yapısal Dokuların Korunması: Nanoknife cerrahi olarak müdahale edilemeyen ve bilinen lokal ablatif tedavi yöntemleriyle tedavi edilemeyen, damar invazyonu gözlenen Lokal İleri Evre Pankreas Adenokarsinomlarında, damar ve safra yolu komşuluğundaki HCC ve metastatik karaciğer kanserlerinde, santral yerleşimli böbrek tümörlerinde önemli bir tedavi seçeneği konumuna gelmektedir.

  3. İyi sınırlanmış ablasyon alanı oluşturması: Nanoknife tedavisinde ablasyon alanının oluşması elektrotlar arasında kalan elektriksel alan içinde gerçekleştiğinden sağlıklı doku ve ablasyon uygulanmış doku arasındaki sınır keskindir.