22℃ az bulutlu
Ankara Hava Durumu

Obezite Cerrahisi

Şeker Hastalığında, Ameliyatla Tamamen İyileşme Sağlanabiliyor

Son Güncelleme : 19 Temmuz 2018 18:07

İnsülin iğnelerinden kurtulmak mümkün.
Şeker hastalarının % 90’dan fazlasını oluşturan Tip 2 diyabet grubu ameliyatla tedavi edilebiliyor. Ülkemizde son 3-4 yıldır yaygınlaşmaya başlayan bu ameliyatla eğer uygun hastaya yapılırsa % 92 oranında tamamen iyileşme sağlanıyor.


Doç Dr. İbrahim Sakçak

Genel Cerrahi Uzmanı

TİP 2 DİYABET (ŞEKER HASTALIĞI) AMELİYATLARI

Genel Cerrahi Uzmanı Doç Dr. İbrahim Sakçak, çağımızın en önemli sağlık sorunlarından olan Diyabet (Şeker) hastalığı temelde 2 farklı tipte olduğunu belirtti.

Bunlardan tip 1 denilen ve doğuştan insülin salgılayan hücrelerin yokluğu sonucu ortaya çıkan şeker hastalığının çocukluk çağında teşhis edildiğini ve hasta ömür boyu insülin kullanmak zorunda kaldığını bildiren İbrahim Sakçak,  Tip 1 Diyabet hastalığının ise, başarı oranları yüksek olmamakla birlikte pankreas nakli veya pankreas hücresi nakli ile tedavi edilebildiğini vurguladı.

Doç Dr. İbrahim Sakçak’ın verdiği bilgiye göre, şeker hastalarının % 90’dan fazlasını oluşturan Tip 2 grubu ise, ameliyatla tedavi edilebiliyor. Ülkemizde son 3-4 yıldır yaygınlaşmaya başlayan bu ameliyatla eğer uygun hastaya yapılırsa % 92 oranında tamamen iyileşme sağlanıyor.

ŞEKER HASTALIĞI AMELİYATININ AMACI

Şeker hastalığı nedeniyle yapılan ameliyatlarda amaç, ince barsağın distal denilen alt kısmını devreye sokarak insülin salgısını artıran ve insülin direncini azaltan hormonların salgısını artırmaktır.

Bu amaçla yapılan ameliyatlardan başlıcaları:

  • Roux-en-Y Gastrojejunostomi,
  • Mini Gastric By Pass,
  • Jejunoileal By Pass,
  • Duodenal Switch+ Biliopankreatic Diversiyon dur. T

Temelde benzer etkileri olan bu ameliyatlardan hangisinin yapılacağına cerrahın deneyim, tecrübe ve bilgisini hastasıyla paylaştıktan sonra karar verilmesi gerekir. Ancak özellikle Mini Gastric By Pass güvenli olması ve etkinliğinin de yüksek olması sebebiyle daha çok tercih edilmektedir.

 

ŞEKER HASTALIĞI AMELİYATI SONRASI KAN ŞEKERİ NE ZAMAN NORMALE DÜŞER?

Doç Dr. İbrahim Sakçak, ameliyat sonrası 2. Günde etkinin hemen fark edildiğini,günde 150 ünite insülin enjeksiyonu yapan kişinin 2. günden itibaren 15-20 ünitenin kan şekerini düşürdüğünü fark ettiğini söylüyor. Yaklaşık 1 ay sonrada insülin ihtiyacı tamamen yok olur. Oral anti diyabetik dediğimiz ilaçları ise 3-4 ay süreyle kullanmak gerekebilir. Bu dönemde Dâhiliye veya Endokrinoloji uzmanının takibinde ve ilaçların devamı konusunda önerilerinde fayda vardır.

Şeker Hastalığı Cerrahisi Sonrası Beslenme Nasıl Olmalı ?

Şeker Hastalığı cerrahisi sonrasında diyetimizde günlük önerilen miktarları takip etmemiz çok önemlidir. Bu öneriler besin öğesi eksiklikleri ve kas kütlesi kaybı olmadan öğünleri dengelemeyi sağlar. Bu yeni beslenme tarzı başlarda zor gelse de zamanla günlük rutininiz hayatınıza yerleşecektir.

  • Ameliyat sonrası beslenmede temel amaç, düşük kalorilerle beslenirken bir yandan da enerji ve besin öğesi dengesini sağlamaktır.
  • Hasta operasyondan sonra açık sıvı diyetle (su, meyve suları gibi) beslenmeye başlanır. Hastaneden taburcu olduktan sonra bu diyete daha kıvamlı sıvılar eklenebilir. Unutulmamalıdır ki operasyondan sonra mide boyutu çok küçülür ve yaklaşık olarak bir yumurta boyutlarındadır. Aynı zamanda mideden yemeklerin geçişine izin veren kısım da oldukça daralır.
  • Bu sebeple diyete yeni bir besin eklenirken önce sadece bir-iki ısırık veya yudum alıp sonra on dakika kadar beklenmelidir. Bu yöntem limitinizi ve besini tolere etme durumunuzu anlamanız için size yardımcı olacaktır.
  • Yemeklerinizi yerken yavaş çiğnemeli ve porsiyona dikkat etmelisiniz.
  • Mide hacmi küçüldüğü için çabuk dolgunluk ve doygunluk hissedilir.
  • Yemek, doygunluk hissedildiği an sonlandırılmalıdır çünkü gerekenden fazla tüketir veya hızlı yerseniz bulantı/kusma ve ağrı problemleri yaşayabilirsiniz.

 

 

OPERASYONDAN SONRA YAPILMASI GEREKENLER

 OPERASYON SONRASI İLK İKİ HAFTA: 

  • Bu aşamada açık sıvı diyete proteinden zengin, yağ ve şeker oranı düşük olan kıvamlı sıvılar eklenir. Amaç mideyi çabuk terk edecek küçük miktarlar tüketmektir.
  • Porsiyon olarak başta 1 yemek kaşığı ile başlayıp tolere ettikçe 2 yemek kaşığına çıkarabilirsiniz.
  • İçeceklerde 60 ml ile başlayıp yine tolere durumunuza göre 120 ml’ye çıkarabilirsiniz.
  • Protein alımınızı artırmak için yağsız süt tozları veya diyetisyeninizin uygun gördüğü miktarda protein tozlarını içeceklerinize karıştırıp tüketebilirsiniz.

                Bu aşamada önerilen kıvamlı sıvılar:

  • Yağsız veya %1 yağlı süt (laktoz intoleransınız yoksa)
  • Laktozsuz süt veya soya sütü
  • Şekersiz puding
  • Light yoğurt
  • Lor peyniri
  • Sebze suyuyla hazırlanmış az yağlı çorbalar
  • Yağsız süt ile hazırlanmış Lif miktarı düşük sade kahvaltı gevreği

 

OPERASYON SONRASI 2-4.HAFTALAR:

Bu aşamada diyete blenderize edilmiş ve püre haline getirilmiş besinler küçük porsiyonlar halinde eklenir. Yemek yenirken küçük lokmalar alınmalı ve çok iyi çiğnenmelidir.

Bu aşamada önerilen yiyecekler:

  • Elma püresi
  • Yoğurt
  • Lor peyniri
  • İyi pişmiş, püre sebzeler
  • Patates püresi
  • Karıştırılarak pişirilmiş yumurta beyazı
  • Konserve meyveler
  • Konserve ton balığı
  • Tofu
  • Yağsız derisiz etler (kolay çiğnenebilir olanlar)

Kolay çiğnenemeyen ekmek ve et çeşitleri tüketmekten kaçınınız. Öğün sayısı günde en az 6 olmalıdır. Bu sayı 8’e çıkabilir. Dehidrasyonu önlemek için günde en az 1,5-2 litre su veya enerji içermeyen sıvı tüketilmeli fakat sıvı alımı öğünlerle birlikte değil öğünler arasında olmalıdır.

 

OPERASYON SONRA 2-6.AYLAR:

Bu aşamada kalori ve protein alımınız artacaktır. Kalori alımı günde 900-1000 arası olmalı ve protein alımı da 80 g-100g arasında olmalıdır. Dengeli bir diyetin içermesi gereken günlük miktarlar aşağıdaki şekildedir:

  • 3 porsiyon süt ve süt ürünleri
  • 3 porsiyon et ve et alternatifleri
  • 3 porsiyon tahıl grubu besinler (ekmek, pilav ve makarna gibi)
  • 1 porsiyon meyve (kabukları soyulmalı)
  • 2 porsiyon sebze (sadece iyi pişmiş olanlar)

Bir öğün için önerilen porsiyon miktarı katı besinler için ¼ cup (yaklaşık 56 g) ve sıvılar için ½ cup (120 ml) ‘tır.

6. AY VE SONRASI 

  • Bu süreçte artık ana öğün miktarı 3’e düşürülür ve ara öğünler 2 ya da 3 olacak şekilde diyet düzenlenir.
  • Düşük yağ, şeker, kalori’li besinlerin çeşitleri artırılabilir.
  • Tolere durumunuza bağlı olarak çiğ sebze, kabuklu meyve ve kırmızı etleri tüketebilirsiniz.
  • Zamanla diyetinize çeşitli kıvamlardaki yiyecekleri ekleyebileceksiniz. Yüksek lif içeren bazı yiyeceklere, etlere ve sebze meyvelere olan hassasiyetiniz devam edebilir.
  • Besinlerinizi seçerken mutlaka düşük yağlı, şekersiz ve az kalorili olmalarına dikkat edin. Besin etiketi okuma alışkanlığı kaloriyi kontrol altında tutmanıza yardımcı olacaktır. Dengeli bir beslenme için bütün besin gruplardan tüketmeye özen gösterin.
  • Sıvı dengenizi korumak için günde yaklaşık 2 litre su veya enerjisiz içecek tüketin. Tüm bu süreçlerde herhangi bir vitamin ve mineral eksikliği, protein yetersizliğine bağlı kas kaybı yaşamamak için diyetisyeniniz ve doktorunuzla karar vereceğiniz multivitamin, mineral ve protein desteği alınmalıdır.

TİP-2 DİYABET (KAZANILMIŞ ŞEKER HASTALIĞI) İÇİN ÖNERİLER

Genel Cerrahi Uzmanı Doç Dr. İbrahim Sakçak’ın verdiği bilgiye göre, temel olarak yukarıdaki öneriler bu durumda da geçerlidir.

  • Günlük öğün sayısı mutlaka 6-8 arası olmalıdır. Bu, kan şekeri dengesini korumak ve hipoglisemiden kaçınmak için çok önemlidir.
  • Öğün önceleri ve sonralarında şeker ölçümü yapınız ve gerekirse doktorunuzla, diyetisyeninize iletişime geçiniz.
  • Öğünlerde seçeceğiniz besinlerin şekerinizi yavaş yükselten yani glisemik indeksi düşük olan besinlerden seçilmesi gerekir.
  • Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, üzüm yerine elma tüketmek veya esmer pirinç pilavı tercih etmek buna örnektir.
  • Yukarıda belirtildiği gibi besinlerin içeriğinin düşük yağlı, şekersiz ve az kalorili olması gerekmektedir.
  • Şeker yerine enerji içermeyen bitkisel tatlandırıcılar kullanılabilir.
  • Operasyon sonrasında başlarda insüline olan ihtiyaç bir müddet daha devam edebilir fakat düzenli kilo kaybı ve dengeli beslenme ile ideal kiloya kavuşulurken insülin ihtiyacı da azalarak bitecektir.