Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Prof. Dr. Neslihan Alkış, ani kalp durmalarında ilk dakikaların hayati önem taşıdığını vurguladı.
Hastane dışında gelişen vakalarda temel yaşam desteğinin bilinmesi, doğru ve hızlı müdahale ile hayat kurtarıyor. Alkış, toplumun en az yüzde 20’sinin bu eğitimi alması gerektiğini belirterek, herkesin potansiyel bir hayat kurtarıcı olabileceğine dikkat çekti.
Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Neslihan Alkış konuk oldu. Programda, ani kalp durmalarında temel yaşam desteği olarak adlandırılan ilk müdahalenin hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Ani kalp durması her yaşta görülebiliyor
Ani ölümlerin en önemli nedenlerinden biri, koroner arterlerde oluşan tıkanıklıklardır. Bu durum kalbin beslenmesini bozarak ani ritim değişikliklerine, bilinç kaybına ve solunumun durmasına yol açabiliyor.
Prof. Dr. Alkış, bu tablonun yalnızca ileri yaşlarda değil, daha önce hiçbir tanı almamış genç bireylerde de görülebildiğine dikkat çekerek, ani kalp durmalarının çoğu zaman hastane dışında, evde ya da günlük yaşamın içinde gerçekleştiğini ifade etti.
Restoranlar riskli alanlar arasında
Programda dikkat çekilen bir diğer önemli konu ise restoranların da temel yaşam desteği ihtiyacının en çok ortaya çıktığı mekânlar arasında yer alması.
Restoranlarda aspirasyon (yemek veya yabancı cismin soluk borusuna kaçması) nedeniyle gelişen ani ölümler, genellikle solunum yollarının mekanik olarak tıkanması sonucu oluşuyor. Özellikle katı gıda kaçması, yaşlılar ve alkol etkisi altındakilerde yüksek risk taşıyor. Bu durum, anoksik beyin hasarı ve kalp durmasına (kardiyopulmoner arrest) yol açarak hızlı ölümlere neden olabilir.
Bu nedenle restoran gibi alanlarda temel yaşam desteği bilen personelin bulunması gerektiği vurgulanıyor.
Temel yaşam desteği: Basit ama hayati adımlar
Uluslararası kılavuzlara göre temel yaşam desteği, belirli ve standart adımlardan oluşuyor. Bu kılavuzlar bilim insanlarının ortak çalışmasıyla hazırlanıyor ve her 5 yılda bir güncelleniyor.
2025 yılında Avrupa Resüsitasyon Konseyi tarafından güncellenen kılavuzda, ilk müdahale için şu adımlar öne çıkıyor:
• Hastanın bilinci ve solunumu kontrol edilmeli
• Kollaps durumu tanınmalı
• Hemen acil yardım çağrılmalı (112 aranmalı)
• Sağlık ekipleri gelene kadar temel yaşam desteği başlatılmalı
En önemli hedef: Dolaşımı sürdürmek
Temel yaşam desteğinde amaç, kalp yeniden çalışana kadar dolaşımı devam ettirmek. Çünkü beyne giden kan akışının kısa süreli kesilmesi bile kalıcı hasarlara yol açabiliyor. Bu nedenle kalp masajı kritik önem taşıyor. Göğsün ortasına, 5-6 santimetre derinliğinde ve dakikada 100-120 bası hızında yapılan kesintisiz uygulama, hastanın hayatta kalma şansını artırıyor. Acil yardım desteği için bir yandan 112 aranırken eş zamanlı olarak bu cihazların acil olarak bulunup kullanılması hayat kurtarıyor.
Otomatik eksternal defibrilatörler (AED), birçok kamusal alanda bulunuyor ve kullanıcıyı sesli komutlarla yönlendiriyor.
Hayat kurtaran şarkı
Temel yaşam desteği esnasında yapılan kalp masajında ritmin korunması için 70’lerin efsane grubu Bee Gees’in “Stayin’ Alive” şarkısı eşliğinde uygulanacak kalp masajının en etkili sonucu verdiği anlatıldı.
Uygun durumlarda kalp masajına suni solunum da eşlik ediyor.
Toplumun yüzde 20’si “temel yaşam desteği” eğitimi almalı
Prof. Dr. Neslihan Alkış, toplumda temel yaşam desteği bilincinin artırılmasıyla binlerce hayatın kurtarılabileceğini söyledi.
Temel yaşam desteğinin yaygınlaşmasının hayatta kalma oranlarını doğrudan artırdığını belirten Alkış, toplumun en az yüzde 20’sinin bu konuda eğitimli olması gerektiğini ifade etti.
“Doğru müdahale ile kurtarılabilecek pek çok hayat var” diyen Alkış, ilk müdahalenin çoğu zaman çevredeki kişiler tarafından yapıldığını hatırlattı.
Çocuklar bile hayat kurtarabilir!
Temel yaşam desteği yalnızca sağlık çalışanlarının değil, tüm toplumun bilmesi gereken bir beceri olarak öne çıkıyor.
Sağlık Bakanlığı’nın sunduğu eğitimler ve yetkilendirilmiş kurumlar aracılığıyla bu bilgiye ulaşmak mümkün. Avrupa’da çocuklara yönelik “Kids Save Lives” (Çocuklar Hayat Kurtarıyor) gibi projeler de bu bilincin küçük yaşta kazandırılmasını hedefliyor.
Zamanında ve doğru yapılan temel yaşam desteği yalnızca hayat kurtarmakla kalmıyor; aynı zamanda kalıcı hasar riskini de azaltıyor, hatta ortadan kaldırabiliyor.
Kalbin durması ile müdahale arasındaki sürenin kısalması, hastanın sağlıklı şekilde yaşamına devam edebilmesi açısından belirleyici oluyor.
Yüzde 100 Sağlık Web Sitesinin Notu:
"Bu makalede sunulan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini alamaz. Sağlık durumunuzla ilgili her türlü sorunuz için her zaman yetkili bir sağlık uzmanına veya doktorunuza danışın."
