Hipokrat: “Ağrıyı dindirmek ilahi bir sanattır”

Hipokrat: “Ağrıyı dindirmek ilahi bir sanattır”

Hekimliği bir sanat olarak tanımlayan Tıbbın Babası Hipokrat, “ ağrıyı dindirmek ilahi bir sanattır” diyerek hekimliğe kutsallık atfeder.

Ağrı insan doğasının hem vazgeçilmez bir unsuru hem de bazen tahammül edilmeyecek kadar can yakan ve her şeyi yaptırabilecek bir kudrettir.

hippo1.jpg

Diş Hekimi Bilge Şahin yaptığı araştırmada; ağrıyı tanımladığımızda organizmanın herhangi bir yerinden kaynaklanan doku harabiyetine bağlı ve /veya bağlı olmayan, insan geçmişindeki deneyimleri ile de hoş hissedilmeyen emosyonel ve sensoriyal bir durum olduğunu vurguluyor.
Ağrı duyusunu baş,  yüz,  çene bölgesinde yani bizim en çok karşılaştığımız şekilde sınıflayacak olursak;

  • akut (ani başlangıçlı) ,
  • kronik (yavaş, devamlı yıkım ) olarak basitçe 2 grup altında toparlayabiliriz.

Diş hekimliğinde en sık karşılaştığımız dentinal veya odontojenik olarak tabir edeceğimiz ağrılardır. Bu ağrılar, ağrıyı dişe iletmenin yanı sıra baş, boyun, çene gibi bölgelere yansıyan ağrı şeklinde oluşabileceği için ağrının kaynağının tam bir muayene ile tespit edilmesi esastır.
Odontojenik ağrılar, yansıyan ağrı, motor etkenler, nazal konjesyon (burun tıkanıklığı), sinus konjesyonu, göz yaşarması gibi geniş semptom vererek taninin tespit edilmesini zorlaştırabilirler.


Diş kökenli ağrılar kendiliğinden (spontan) olabileceği gibi isi değişimleri, yiyecekler, içecekler, dokunma veya basınç gibi stimuluslarla da başlayabilirler.

  • Pulpa kaynaklı ağrılar hasta tarafından zor lokalize edilebilir, hatta hasta bazen ağrının hangi çeneye ait olduğunu bile belirleyemeyebilir.
  • Periodontal yapılardan(dişeti ve çevresi)kaynaklanan ağrı ise, özellikle dişe dokununca hemen lokalize olur.
    Sekonder(yansıyan ağrılar ) ayni yarım arktaki birkaç komşu dişte olabilir. Eğer karşı ark da olursa muhtemelen molar dişler molarlara, premolarlar premolarlara ve kesicilere yansır.

  • Eğer ağrı kulağa doğru yayılıyorsa ağrının çoğu zaman 20 yaş dişlerinden kaynaklandığını görmekteyiz.
    Akut(ani başlayan)ağrının pek çok sebebi vardır.
  • En önemlisi enfeksiyondur. Bakteriler diş çürükleri ve kirik yolu ile periodonsiyuma ve sistemik kan dolaşımını takip ederek pulpaya girer. Dişe gelen direk travma; pulputise, akut pulpalojiye, dişin tam olmayan kırıklarına veya pulpanında açığa çıktığı tam kırıklara yol açabilir.
  • Travma sonucu diş kısmen veya tamamen kırılabilir veya nekroza gidebilir. İlk başta ağrıyla gelen diş zamanla ağrımayabilir ve bu da kronik ağrıyı işaret eder.
    Kronik bruksizm (diş gıcırdatma, diş sıkma ) gibi ağrılarda sürekli değil arada bir olsa da ne yazık ki dişin pulpasina zarar verebilir ve belli bir süre sonra kanal tedavisi gereksinimi doğurabilirler.

Diş hekimine en çok başvurulan odontojenik ağrılar:

  • akut apikal enfeksiyonlar(periodontitis,apse)dt_bilge_sahin.jpeg

  • kronik apikal lezyonlar(radiküler kist,çatlak diş)

periodontal ağrı, termal ağrılar, bruksizm, ilaç kullanımına bağlı ağrılar, dişe bağlı olmayan ağrılar vb.
Günümüz diş hekimliğinde bu tanıların yarısını ne yazık ki komşu, tanıdık ve akrabaların yaşamış olduğu tecrübeler yerini almakta. Toplumumuzun yüzde sekseninde diş hekimi ve beyaz önlük fobisi bulunmaktadır. Evde zonklayan ama koltuğa oturunca ortadan kaybolan ağrı,  biz diş hekimleri için oldukça olağan karşılanmakta. 
Yukarıda ağrıyı kısaca özetlemeye çalıştım. Ne yazık ki ağrı duyusu kişiden kişiye değişen bir duygu. Hatta öyle ki ayni kişinin ağız içinde farklı dişlerinde bile aynı tedaviye yanıt farklı olabiliyor. Bu yüzden komşunun başına gelen sizin başınıza gelmek zorunda değil. Tedavi prosedürü her zaman hastanın ağrısını dindirmek yolunda esastır.

 

Lütfen gerekli alanı doldurun.
Image