Astımın Habercisi Olan 4 Belirtiyi Göz Ardı Etmeyin !

Astımın Habercisi Olan 4 Belirtiyi Göz Ardı Etmeyin !

Astım, akciğerlerdeki hava yollarının daralmasına yol açan ve ataklarla seyreden kronik bir solunum yolu hastalığıdır. Her yaş grubunda görülebilen hastalık, dünya genelinde en yaygın kronik rahatsızlıklar arasında yer alıyor.


Hava yolu duvarlarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu oluşan şişlik, nefes almayı zorlaştırırken; dönem dönem yaşanan ataklar yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebiliyor.
Dünya genelinde görülme sıklığı ülkelere göre yüzde 1 ile 18 arasında değişen astımın, gelişmiş ülkelerde daha yaygın olduğu biliniyor. Türkiye’de ise erişkinlerde astım görülme oranının yüzde 6 ila 11 arasında olduğu belirtiliyor.
Memorial Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. A. Füsun Ülger, “5 Mayıs Dünya Astım Günü” kapsamında yaptığı açıklamada, doğru tanı, düzenli takip ve uygun tedaviyle astımın büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini vurguladı.allerji 2
Astımın En Yaygın 4 Belirtisi
Astımın en sık görülen belirtileri şunlar:
1. Tekrarlayan nefes darlığı
2. Nefes alıp verirken hırıltı veya ıslık sesi
3. Göğüste baskı hissi
4. İnatçı öksürük
Özellikle egzersiz sonrası, soğuk havaya maruz kalındığında veya belirli tetikleyicilerle ortaya çıkan bu belirtilerin ihmal edilmemesi gerekiyor. Uzmanlar, her öksürüğün basit bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Tekrarlayan ve belirli koşullarda artan solunum şikayetleri, astım açısından mutlaka değerlendirilmeli.
Astım Ataklarını Birçok Etken Tetikleyebiliyor
Astım ataklarının gelişiminde hem kişisel hem de çevresel faktörler etkili oluyor. Genetik yatkınlık, cinsiyet ve obezite bireysel risk faktörleri arasında yer alırken; polenler, ev tozu akarları, sigara dumanı, hava kirliliği, tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları, bazı ilaçlar ve beslenme alışkanlıkları çevresel riskler arasında bulunuyor.
Bunun yanı sıra mevsim geçişleri, iklim değişikliği ve hava kirliliği de belirtilerin şiddetlenmesine neden olabiliyor. Özellikle polen yoğunluğunun arttığı dönemlerde ve hava kirliliğinin yüksek olduğu günlerde astım hastalarının daha dikkatli olması öneriliyor.

sigara allerjiSigara, obezite ve yanlış ilaç kullanımı astım kontrolünü zorlaştırıyor
Astımı tamamen kontrol altında olan hasta sayısı dünyada ve ülkemizde hala istenen düzeyde değildir. 4 astımlıdan biri yılda bir kez astım alevlenme (atak) nedeniyle acil servise başvurmaktadır. Astım kontrolünü güçleştiren etkenler arasında ilaçların doğru teknikle ve düzenli kullanılmamasının yanı sıra, sigara dumanı, alerjenler ve kimyasallar gibi tetikleyicilere maruz kalmak ve obezite sayılabilir. Ülkemizde astımlı hastaların %10’undan fazlasının sigara içmekte olduğu ve %30-40’nın obez olduğu bildirilmiştir. Yapılan araştırmalarda sigarayı bırakmanın ve obez hastaların kilo vermesinin, astımın kontrolünü kolaylaştırdığı gösterilmiştir.
Astımlı bir hastanın gündüzleri astım yakınmasının bulunmaması, gece astım nedeni ile uykudan uyanmaması, hastalığı tedavi eden ve kontrol altında tutan ilaçları kullanırken ayrıca sık olarak hızlı etkili nefes açıcı ilaçlara gereksiniminin olmaması, nefes ölçüm testlerinin normal olması ve günlük işlerini engellenmeden yapabilmesi hastalığın tam kontrol altında olduğunu göstermektedir.
Astım konusunda bu noktalar önemli!
1. Diğer hastalıkların incelenmesi: Astıma eşlik eden ve astımla karışan hastalıkların gözden geçirilmesi.
2. Çevre faktörü: Hastanın tetikleyici faktörlerden uzak durması için yeterli önlemlerin alınması.
3. İlaç uyumu: Hastanın kendisine önerilen ilaçları uygun dozlarda alıp almadığı.
4. Teknik uyum: Hastanın inhaler ilaçlarını doğru teknikle alıp almadığı.
5. Atopi incelemesi: Astım hastalığının atopik bireylerde ortaya çıkma olasılığı daha fazladır. Çocuklarda astımın %80’i alerjik iken, erişkinlerde bu oran %50 civarında olması astım tanısı araştırılırken atopik incelemenin önemini ortaya koymaktadır.
6. Basamak tedavisi ve uzman doktor takibi: Uzman doktor tarafından düzenli kontrollerinin yapılmaması ve basamak tedavisine uyulmaması önemli bir sorundur. Astım kronik bir hastalıktır ve çoğu zamanda kronik tedaviye gereksinim vardır.
Tedavide amaç yalnızca atakları durdurmak değil, önlemek
Güncel astım tedavisinde temel hedef; hava yolu iltihabını baskılamak, semptomları azaltmak ve atak gelişimini önlemek. Bu doğrultuda tedavide kontrol edici ilaçlar ve rahatlatıcı ilaçlar birlikte değerlendiriliyor. İnhale kortikosteroidler, kombine inhaler tedaviler ve lökotrien reseptör antagonistleri sık kullanılan kontrol edici tedaviler arasında yer alırken; hızlı etkili nefes açıcı ilaçlar ani semptomlarda rahatlama sağlayabiliyor. Ancak yalnızca kurtarıcı ilaç kullanımına dayalı yaklaşımı doğru değil, sık ihtiyaç duyulması astımın iyi yönetilmediğinin göstergesi olabilmektedir.cocuk astim
Günlük yaşam alışkanlıkları tedavinin bir parçası
Astım yönetiminde yalnızca ilaçlar değil yaşam tarzı da önemli rol oynuyor. Ev içi alerjen yükünün azaltılması, düzenli temizlik yapılması, toz birikiminin önlenmesi, tahriş edici kimyasallardan uzak durulması ve sigara dumanından korunma öneriliyor. Temizlikte yoğun kimyasal içeren ürünler yerine daha az tahriş edici, kokusuz ve hipoalerjenik ürünlerin tercih edilmesi de hassas hava yolları açısından önem taşıyor.
Egzersiz ve beslenme astım kontrolünü destekliyor
Uygun egzersiz ve sağlıklı beslenme, astım kontrolüne olumlu katkı sağlıyor. Düzenli fiziksel aktivitenin akciğer kapasitesini artırıyor, bağışıklığı destekliyor ve kilo kontrolüne yardımcı oluyor. Yüzme, yoga, bisiklet ve kontrollü takım sporlarının astımlı bireyler için uygun seçenekler olabilirken, egzersiz planı, hekim önerileri doğrultusunda yapılması gerekiyor. Astım ihmal edilmemeli; erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabileceği unutulmamalıdır.

Lütfen gerekli alanı doldurun.
Image