Kadın çalışanlarda kıskançlık ve çekememezlik daha fazla iken, erkeklerde imrenme duygusu daha gelişmiş.
Psikolog Gülgün Sharafat başarının gizli düşmanını anlattı
Araştırmalara göre; eğer, iş yerindeki kıskançlık oklarının hedefi sizseniz ya da başardığınız ve hak ettiğiniz halde çalışma arkadaşlarınız sizi bir türlü çekemiyor, başarılarınız onları rahatsız ediyorsa bu röportajı okumalısınız.
Sizler için kıskançlık duygusunu ve iş hayatında rastlanan türlerini, bunun bize ne gibi etkileri olduğunu öğrenmek istedik. Konuyla ilgili bilgilerine başvurduğumuz ünlü psikolog Gülgün Sharafat bizlere birbirinden ilginç cevaplar verdi.
- Öncelikle bizlere kıskançlık duygusunun ne olduğundan bahseder misiniz?
Kıskançlık bir başka kişinin konumu ya da ayrıcalıkları konusunda yetersizlik, korku ve kaygı duyguları beslemektir. Aslında tek başına bir duygu değildir. Temelinde her zaman için korku vardır. Dolayısıyla hiç bir zaman için olumlu bir duygu değildir.
Kıskançlığın hiç bir şekilde faydalı olduğunu söyleyemeyiz. Ancak, kıskançlık ile imrenme arasında büyük bir fark söz konusudur. Her birimiz bir başkasına imrenebiliriz ve bunun olumlu bir duygu olduğunu söyleyebiliriz.
-Peki kıskanç mı yoksa imreniyor muyuz, bunu nasıl anlayacağız?
Bunu anlamak çok kolay. Eğer kendinize "Karşı taraftaki kişinin ayrıcalıkları bana tanınsaydı içimdeki duygu çözülür müydü?" Eğer yanıt "evet" ise bu imrenmektir. Ancak, yanıt "hayır" ise o zaman diğer bir soruyu sorun kendinize; "Eğer o kişinin ayrıcalıkları ondan alınırsa tatmin olur muydum?" Eğer bu sorunun yanıtı evet olursa biz buna "kıskançlık" diyoruz.
- Böyle bir duygunun oluşma sebebi nedir?
Yetersizlik duygusu, kendini tehlikede hissetme, o kişinin sahip olduğu ayrıcalıklara asla sahip olamayacağı kaygısını taşıma ve belki kişinin geçmiş deneyimlerinden kaynaklanan olumsuz olaylar bu sonucu doğuruyor diyebiliriz.
- Kadınlar mı erkekler mi daha kıskanç?
Evet, bu iki cinsiyet arasında bu konuda da fark var. Yapılan araştırmalar kadınların daha fazla kıskançlık duygusuna, erkeklerin ise imrenme duygusuna sahip olduğunu söylüyor.
İçerik açısından da farklı, kadınlar iş hayatında kıskançlık duygularını sosyal ilişkiler ve sosyal statü durumlarında yaşıyor. Yani, iş hayatına ilişkin bir rekabetten çok iş hayatındaki sosyal ilişkileri kadınların daha çok bu duyguyu yaşamalarına sebep oluyor.
Erkeklerde farklı olarak iş performansına bağlı rekabet duygusu kıskançlık ya da imrenme yaratabiliyor. Ama onlar sosyal ilişkilerden dolayı kıskançlık duygusu yaşamıyorlar.
- Kıskançlık duygusu ne zaman tehlikeli olmaya başlar?
Bu duygu öncelikle kişinin kendisine zarar verir. Yoğun kaygı ve endişe yarattığı için performans kaybı doğurur. Kıskanç kimlikler bazen son derece provokatif ya da son derece pasif agresif kişilikler sergileyebiliyorlar. Sakin ve uyumlu görünürek işyerinde zarar verecek bir dedikodu ve söylem ortamı oluşturabiliyorlar.
Büyük ofislerde yaygın
Kıskançlığın daha çok görülüğü ortamlar sanılanın tam aksine küçük ofisler değil, büyük şirketler. Bunun nedenini de şöyle açıklıyoruz, büyük ofislerde iş yerini ve işi sahiplenme duygusu daha az. Küçük ofislerde ise orayı sahiplenme duygusu daha fazla yaşandığı ve kişi sayısı da daha az olduğu için daha kontrol edilebilir ve daha az görülebilir düzeyde oluyor.
-İmrenme duygusunun avantajları ne?
Evet, bu duygunun hiç bir avantajı yok. İmrenme duygusunun avantajı var. Kişiyi daha iyi bir pozisyona taşır, ayrıcalıklı gördüğü kişiyi modelleyerek hoş bir rekabet duygusu da yaratabilir. Kıskançlığın ise bir performans artışı sağlamadığına dikkat etmek gerekir. Hatta tam tersi, son derece olumsuz, öfkeli ve düşmanca duygular oluştuğu için kişinin performansını olumsuz yönde etkiler.
Yöneticilerin böyle bir duygu oluşmasında rolü olabilir mi sizce?
Yapılan araştırmalarda ilginç bir sonuca varılmış: Ailelerde çok ilgili bir annenin, kardeşler arasındaki kıskançlık duygusunda çok önemli bir faktör olduğu ortaya konulmuş. Yani, ilgili annenin çocuklarının birbirlerini daha çok kıskandıkları görülmüş. Ancak, iş hayatında durum tam tersi. İlgisiz üst düzey yöneticilerin kıskançlığı daha çok neden olduğu ortaya çıkan sonuçlar arasında. Yönetici ne kadar ilgili ve olumlu ilişkiler kurarsa kıskançlık o oranda azalacaktır.
- Yöneticilere bu anlamda düşen roller nelerdir?
Öncelikle böyle bir duygu bizim ofisimizde olmaz yaklaşımından bir an önce kurtulmak gerekir. Her ofis çalışanının en az yarısının geçmiş bir ay içerisinde böyle bir deneyimi yaşadığı yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkıyor. Aslına bakarsanız çoğu durumda kıskanılan kişi açısından çok büyük bir sorun yaşanmıyor çünkü kendisinin bu sayede başarılı bir insan olduğunu hissediyor. Tabi ki karşı taraf zarar vermeye başlamadığı sürece
Peki kıskanılan değil de kıskanan kişi bizsek?
O zaman kesinlikle psikolojik yardım alınması gerekir. Ya da şirketlerin son dönem uygulamalarından biri olan "yaşam koçluğundan yararlanabilirler. Yoğun yetersizlik duyguları kişinin hiçbir zaman istediği performansı gösterememesine neden olur. Kendine güvenen, kendini seven kişilerde bu duygu çok daha az yaşanır.
Sharafat'ın önerileri
Eğer ofiste başarılarınızı kıskanan, size sorun yaratan birileri varsa,
-Öncelikle pozitif bir tutum sergileyin.
-Kesinlikle saldırgan bir iletişim biçimi kurmayın.
-Beden dilinizin de saldırgan olmamasına özellikle dikkat edin
-Sorunu dile getirirken herkes tarafından bilinen ve kabul edilebilecek gerçekleri dile getirin. Söylenenleri ya da dedikoduları değil.
-Sorunu tam olarak tanımlayabilmek önemlidir.
-Asla o kişiye tehdit ve ya şantaj uygulamayın. Bu düşmanca duyguları daha da körükleyecektir.
-Kişiyle direkt iletişime geçin. Araya aracılar sokmayın.
-İma yoluyla iletişim kurmayın.
-Suçlayıcı bir ifade kullanmayın. Karşınızdaki kişiyi "Sen kıskançsın" şeklinde etiketlemeyin.
-En önemlisi de nerede duracağınızı ve nerede profesyonel yardım alacağınızı bilin.
