İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği (İGEDER), insanî, millî ve özgün model arayışları çerçevesinde eğitimin yeniden değerlendirilmesi amacıyla düzenlediği “Uluslararası Erken Çocukluk Eğitimi Kongresi’nde “Ne Kadar Erken O Kadar İyi!” mottosuyla gerçekleştirilen kongrede önemli konular ele alındı.
Konuşmacılardan Londra Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Guy Roberts Holmes, çocuklar için “Biz çocuğuz, makine değil, robot değil!” dedi.
Holmes, yasa yapıcıların eğitim politikalarını ekonomi için en uygun, kariyer odaklı, çok çalışan, en rekabetçi insanları yetiştirme hedefiyle geliştirdiğinin ve bireylerin ruh sağlıklarını, mutluluklarını ikinci plana attıklarını söyledi.
Toplumların öncelikli hedefinin sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirmek olması gerektiğine dikkat çeken Holmes, bu anlamda okul öncesi eğitimin ve kalitesinin önemine dikkat çekti. Okul öncesi eğitimin bilişsel ve duygusal etkilerinin yüksek kaliteli okul öncesi eğitimle mümkün olduğunu bunun da öğretmenlerin eğitilmesiyle başarılabileceğini belirtti. Çocukların eleştirel düşünmeyi ancak eleştirel düşünmeyi bilen öğretmenlerden öğrenebileceğini kaydeden Holmes, erken çocukluk döneminde kurulan çocuklar arası ilişki, çocuk-ebeveyn ve çocuk-öğretmen ilişkilerinin pozitif olmasının yetişkinlik döneminde de bireyin hayatında kalıcı etkileri olduğunu aktardı. Bu nedenle öğretmenlerle politikacıların hedeflerinin aynı olamayacağını söyleyen Holmes, “Çocukların çocukluklarını kaybedip onları rekabet ağırlıklı matematik, edebiyat, fen derslerinin arasında özgüvenlerini kaybetmelerine müsaade etmemek gerektiğini, 5 yaşında bu tür durumlarla başa çıkamayan çocukların özgüvenin oldukça olumsuz etkilendiğini anlatarak sözlerine devam etti. Holmes sözlerini çocukların ağzından tamamladı: “Biz çocuğuz, makine değil, robot değil!”
Çocukların keşfetme isteği teşvik edilmeli
Kongrenin konuşmacıları arasındaki Leuven Üniversitesi’nden Prof. Ferre Laevers “Erken çocukluk döneminde gelişimin kalitesi, iyi hal (mutluluk) ve katılımın sağlanması” başlıklı konuşmasında öğretmenlere bazı tavsiyeler verdi. Laevers, “Çocukları gözlemleyin. Spontan davranın. Dünyaya ve ulaşılabilir olmaya açın. Anlamla ve duygularla gerçek bir ilişkisi olması için destekleyin” dedi. Duygularıyla ilişkisi ve farkındalığı olmayan yetişkinlerin yoğun olduğu toplumlarda birçok sorun yaşandığını kaydeden Laevers, “Bu çeşitli depresyon, ruhsal bozukluk ve intihar eğilimleri yaratıyor. Eğer toplumlar bu tip konularda önlem alabilirlerse aynı zamanda bu bütçelerinde ciddi bir tasarruf da yaratabilir” dedi.
Yüzde 100 Sağlık Web Sitesinin Notu:
"Bu makalede sunulan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini alamaz. Sağlık durumunuzla ilgili her türlü sorunuz için her zaman yetkili bir sağlık uzmanına veya doktorunuza danışın."
