“Dijital Yalnızlaşma”

Gazeteciler Cemiyeti’nin YouTube kanalında yayınlanan “Figen Balcı’yla Hayatın Reçetesi” programının ilk bölümünde dijital yalnızlaşma masaya yatırıldı.

Programın konuğu psikiyatrist Prof. Dr. Hakan Türkçapar, sosyal medya kullanımının yalnızlık, depresyon ve kaygı ile birlikte seyrettiğini belirterek dijitalleşmenin ruh ve fiziksel sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel bulguları değerlendirdi.hakan türkçapar 0
Dijital çağ, insanlara tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar hızlı ve kolay iletişim imkânı sunuyor. Bir dokunuşla dünyanın öbür ucundaki birine ulaşmak mümkün. Ancak artan bağlantı imkânlarına rağmen yalnızlık hissinin de aynı hızla yükselmesi dikkat çekiyor. Uzmanlara göre mesele yalnızca ekran süresi değil; kurulan ilişkilerin niteliği. Bilimsel araştırmalar, dijital platformlarda geçirilen sürenin artmasının, yüz yüze ve derin sosyal bağların yerini dolduramadığını; aksine bazı durumlarda yalnızlık, depresyon ve kaygı düzeylerini artırabildiğini ortaya koyuyor. Sosyal bağ eksikliğinin ise yalnızca ruh sağlığını değil, fiziksel sağlığı da tehdit eden ciddi bir risk faktörü olduğu belirtiliyor.
Programa psikiyatrist, akademisyen ve Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hakan Türkçapar konuk oldu.
Programda, sosyal medya kullanımı ile yalnızlık, depresyon ve kaygı arasındaki ilişkiye dair bilimsel veriler değerlendirildi. Araştırmalar, dijital uygulamalarla geçirilen süre arttıkça yalnızlık hissinin de yükseldiğini gösteriyor.
Uzmanlar yalnızlığın yalnızca psikolojik olmadığını belirtiyor
ABD’de yayımlanan kamu sağlığı raporlarına göre sosyal bağlantı eksikliği, sağlık üzerinde günde 15 sigara içmeye eşdeğer olumsuz etki yaratabiliyor. Çalışmalarda sosyal izolasyon; sigara kullanımı, alkol tüketimi, obezite, fiziksel hareketsizlik ve hava kirliliği gibi risk faktörleriyle karşılaştırılarak incelendi.
Uzmanlar, yalnızlığın yalnızca psikolojik bir durum olmadığını; kalp hastalıkları, inme ve erken ölüm riskini artırabileceğine dair güçlü bulgular bulunduğunu belirtiyor. Beyin görüntüleme çalışmaları ise sosyal dışlanmanın fiziksel acıyla benzer sinirsel bölgeleri aktive ettiğini ortaya koyuyor.
Prof. Dr. Türkçapar: “Dijitalleşme yalnızlığı artırabiliyor”
bilgiisayar oynayan2Prof. Dr. Hakan Türkçapar, sosyal medya ile yalnızlık arasındaki ilişkinin yönüne ilişkin tartışmalara da değinerek şu değerlendirmede bulundu: “Sosyal medya kullanımı ya da dijital uygulamalarla geçirilen süre arttıkça yalnızlık duygusunun, depresyonun ve kaygının da arttığını gösteren bilimsel çalışmalar var. Ancak burada önemli bir nedensellik meselesi bulunuyor. Kişi zaten yalnız olduğu için mi dijital ortamlara yöneliyor, yoksa yoğun dijital kullanım mı insan ilişkilerinden uzaklaşmaya yol açıyor? İki değişkenin birlikte artması tek başına nedensellik kanıtı değildir. Ancak bazı çalışmalar, dijitalleşmenin yalnızlık hissini artırabildiğini de ortaya koyuyor. Dijital platformlar gerçek ve derin sosyal bağların yerini her zaman dolduramıyor. Özellikle çocuklar ve gençler açısından bu durumun dikkatle ele alınması gerekiyor.”
“Teknolojinin ekranlarla büyüyen nesle etkilerini henüz bilmiyoruz”cep telefonu sorf
Prof. Dr. Hakan Türkçapar, dijitalleşmenin çocuklar ve gençler üzerindeki olası etkilerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Doğumdan itibaren ekranlarla büyüyen neslin henüz yetişkin olmadığından bilemiyoruz ancak bence bunun birtakım etkileri olacak. Teknoloji nedeniyle ince motor becerileri çok gelişmiyor. Evet tuşlara gayet hızlı basabiliyorlar ancak kağıda yazmakta zorlanıyorlar. Çalışmalar gösteriyor ki yazarak öğrenme hala en etkili öğrenme yolu. Çünkü beynimiz buna alışkın. İlkokul ve ortaokul dönemlerini okuldan uzak geçirmiş çocuklar var, onlarla yapılan çalışmalar şunu gösteriyor ki kaygı problemleri, depresyon problemleri daha çok görülüyor. Bunun olumsuz etkileri illa ki olacak, boyutunun büyük olmamasını diliyoruz.”
“0-2 yaş arası ekran süresi sıfır olmalı”
Prof. Dr. Hakan Türkçapar, erken çocukluk döneminde ekran kullanımına ilişkin şu uyarılarda bulundu:
“0-2 yaş arası ekran süresi 0 olmalı. Ne kadar ekrana geç temas ederse çocuklar için o kadar iyi. Çünkü insanın yapısı gereği gelişimi insanla temas ederek oluyor. Sizinle kimse konuşmadığı takdirde insanlaşamaz, konuşmayı öğrenemezsiniz. Dolayısıyla sosyalleşmeyi öğrenemezsiniz. Sosyallik açısından ailelere en çok verdiğimiz öneri onlara sosyal bir ortam sağlamaları.”

Lütfen gerekli alanı doldurun.
Image