Yeni Uygulama 1 Temmuz’da Başlıyor
AHEF, il derneklerinin görüş ve önerileri doğrultusunda 1 Temmuz 2026 Çarşamba gününden itibaren iki uygulama modelinden birinin hayata geçirileceğini duyurdu.
• Her hastaya en az 10 dakika muayene süresi ayıracak veya
• Randevulu muayene sistemine geçecek.
Federasyon, hangi model uygulanırsa uygulansın temel amacın vatandaşlara bilimsel ve etik kurallara uygun, güvenli ve kaliteli sağlık hizmeti sunmak olduğunu vurguladı.
(Kalan metin, kullanıcı tarafından sağlanan metin doğrultusunda aynı şekilde devam edecek şekilde bu belgeye eklenebilir.)
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), artan iş yükü, ağırlaşan çalışma koşulları ve toplum sağlığını tehdit eden mevcut çalışma düzeni nedeniyle aile hekimlerinin 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren her hastaya en az 10 dakika muayene süresi ayıracağını veya randevulu muayene sistemine geçeceğini açıkladı.
Federasyon ayrıca, saat 16.00’dan sonra acil hastalar dışında poliklinik hizmeti verilmeyeceğini, bu sürenin kronik hastalık takipleri, koruyucu sağlık hizmetleri ve zorunlu kayıt işlemlerine ayrılacağını duyurdu.
Gelişmiş ülkelerde muayene süreleri 10-30 dakika arasında
Federasyondan yapılan açıklamada, dünyanın gelişmiş sağlık sistemlerinde aile hekimlerine hastalarını değerlendirebilecek yeterli süre tanındığına dikkat çekildi. İngiltere’de standart aile hekimliği muayene süresi 10 dakika, Hollanda’da 10-15 dakika, Norveç’te 20 dakika, İsveç ve Finlandiya’da 20-30 dakika, Danimarka, Belçika, Fransa ve Avustralya’da ortalama 15 dakika, Kanada’da 15-20 dakika, ABD’de ise 18-20 dakika olarak uygulanıyor.
Bilimsel çalışmaların yeterli muayene süresinin doğru tanı, doğru tedavi, gereksiz tetkiklerin azaltılması ve hasta güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu ortaya koyduğu belirtilerek, Türkiye’de de aile hekimlerinin hastalarına yeterli zaman ayırabilecek çalışma koşullarına kavuşturulması gerektiği ifade edildi.
Amaç Daha Kaliteli Sağlik Hizmeti Sunmak
AHEF açıklamasında, aile hekimlerinin uzun süredir yoğun poliklinik hizmetlerinin yanı sıra koruyucu sağlık hizmetleri, aşılamalar, rapor işlemleri, veri girişleri, denetimler ve Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanan 18 Parametreli Kronik Hastalık Takip Programı kapsamında artan iş yüküne rağmen büyük özveriyle görev yaptıkları belirtildi.
Mevcut sistemin hem vatandaş hem de sağlık çalışanları açısından sürdürülebilir olmadığı ifade edilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
“Hedefimiz, her hastaya hak ettiği zamanı ayırarak güvenli ve nitelikli sağlık hizmeti sunmaktır. Bugünkü sistem, hastayı yeterince değerlendirmeye fırsat vermediği için gereksiz tetkiklerin ve sağlık harcamalarının artmasına neden olurken, toplum sağlığını da riske atmaktadır. Sağlık hizmetinde hız değil, kalite esas alınmalıdır.”
