Her 100 çocuktan 1’i doğumsal kalp hastası

Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programında bu hafta doğumsal kalp hastalıkları ele alındı. Programa katılan Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Kula, her 100 çocuktan 1’inde görülen bu hastalıkların bazen doğumda müdahale gerektirdiğini, bazen ise yıllarca fark edilmeden ilerleyebildiğini belirterek erken tanı ve kontrolün önemine dikkat çekti.


Bazı bebekler doğar doğmaz ameliyata alınıyor, bazı kalp hastalıkları ise 70 yaşına kadar fark edilmeyebiliyor.
Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programında bu hafta doğumsal kalp hastalıkları ele alındı. Programa katılan Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Kula, çocukluk çağında görülen kalp hastalıklarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı.serdar kula1Türkiye’de her yıl yaklaşık 1000 ila 1300 bebeğin doğumsal kalp hastalığı ile dünyaya geldiğini belirten Kula, bu hastalıkların her 100 çocuktan birinde görüldüğünü söyledi. Anne karnında başlayan bu hastalıkların çok farklı şekillerde seyrettiğini ifade eden Prof. Dr. Kula, bazı çocukların hiçbir belirti vermeden yaşamını sürdürdüğünü, bazı bebeklere ise doğumdan hemen sonra müdahale gerektiğini ifade etti.
Doğumsal kalp hastalıklarının geniş bir yelpazede değerlendirildiğini belirten Kula, bazı vakalarda bebeklerin doğar doğmaz anjiyo ya da ameliyata alındığını, bazı hastalıkların ise uzun yıllar sessiz kalabildiğini söyledi.
En sessiz hastalıklardan biri ASD
Kalpte kulakçıklar arasında delik bulunması olarak bilinen ASD’nin çoğu zaman belirti vermediğini belirten Prof. Dr. Kula, bu durumun bazı kişilerde 60-70 yaşına kadar fark edilmeyebildiğini ifade etti.
ASD’li çocukların büyük bölümünün normal yaşamlarını sürdürebildiğini, spor yapabildiğini söyleyen Kula, gerekli durumlarda anjiyo ile müdahale edilebildiğini kaydetti.
“Mor bebekler” daha yakın takip ediliyor
Prof. Dr. Serdar Kula doğumsal kalp hastalıklarının “mor bebekler” ve “mor olmayan bebekler” olarak iki gruba ayrıldığını belirterek, mor olmayan gruptaki çocukların büyük kısmının sağlıklı akranları gibi yaşamlarını sürdürebildiğini ifade etti.
Mor bebeklerde ise hastalığın daha ağır seyrettiğini belirten Kula, bu çocukların doğumdan itibaren ya da ilk aylarda morarma belirtileri gösterebildiğini söyledi.
Türkiye’de her bebek taramadan geçiyorfigen1
Yenidoğan tarama programına da değinen Kula, doğan her bebeğin taburcu edilmeden önce kandaki oksijen seviyesinin ölçüldüğünü belirtti. Kula, bu uygulama sayesinde anne karnında fark edilmeyen kalp hastalıklarının erken dönemde tespit edilebildiğini ifade etti.
Doğumsal kalp hastalıklarının gebeliğin 14-16. haftaları arasında tespit edilebildiğini söyleyen Kula, özellikle 16. haftanın ideal dönem olduğunu vurguladı. Kula, anne karnında tanı konulan bebeklere doğumdan sonraki ilk saatlerden itibaren müdahale edilebildiğini belirtti.
Ailede varsa risk artıyor
Aile öyküsünün önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Kula, ilk çocukta doğumsal kalp hastalığı görülmesi durumunda ikinci çocukta riskin arttığını söyledi. Kula ayrıca, anne ya da babada benzer bir hastalık öyküsü bulunmasının da riski yükselttiğini ifade etti.
Her çocuk en az bir kez kontrole götürülmeli
Hiçbir belirti olmasa bile her çocuğun en az bir kez çocuk kardiyolojisi uzmanına götürülmesi gerektiğini vurgulayan Kula, erken kontrolün önemine dikkat çekti.
Çocukluk çağındaki kalp hastalıklarının aşıya engel oluşturmadığını belirten Kula, ailelerin bu nedenle aşıları geciktirmemesi gerektiğini söyledi.serdar kula2

PFO çoğu zaman tedavi gerektirmiyor
Prof. Dr. Kula, toplumda sık görülen PFO (Patent Foramen Ovale) durumuna da değindi.
PFO’nun bir hastalık olmadığını ve müdahale gerektirmediğini söyleyen Prof. Dr. Kula, “Sadece ileri yaşlarda bazı problemler olduğunda acaba PFO’dan mı diye bakılır ve eğer gerçekten bu sebeple ise kapatma yoluna gidir. Sokaktan 10 kişiyi çevirseniz 3-4’ünde PFO vardır” dedi.
Yüzde 100 Sağlık Web Sitesinin Notu:
"Bu makalede sunulan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavinin yerini alamaz. Sağlık durumunuzla ilgili her türlü sorunuz için her zaman yetkili bir sağlık uzmanına veya doktorunuza danışın."

Lütfen gerekli alanı doldurun.
Image