Bu küçük ama marifetli cihazlar, öncelikle kalp hızının yavaşlamasını engellemek, kalp yetersizliğini tedavi etmek ve kalpteki yüksek ritme bağlı kalbin pompa görevini yapamaması durumunda hastaya elektroşok vererek hayatını kurtarmak amacıyla kullanılır.
Bugün dünyada yaklaşık 5 milyon kişi kalp pili taşıyor. Bu ileri teknoloji ürünü küçük cihazlar, kalp hızının yavaşlamasını engellemekten kalp yetersizliğini tedavi etmeye kadar farklı amaçlarla kullanılıyor. Takıldıktan hemen sonra yaşanılan tüm şikayetleri ortadan kaldıran kalp pilleri, hastanın yaşam kalitesini büyük bir oranda artırarak normal hayata dönmesini sağlıyor. Elektroşok özelliği taşıyan kalp pilleri ise ani ölümleri engelleyerek hayat kurtarıyor.
3 çeşit kalp pili bulunuyor: Kalp hızı yavaşlamasını engelleyen tek kablolu ve 2 kablolu piller, kalp yetersizliği tedavisi için kullanılan 3 kablolu piller ve kalpteki yüksek ritme bağlı kalbin pompa görevini yapamaması durumunda elektroşok vererek hayat kurtaran piller yani defiblatörler.
Kalp yavaşlaması tedavisi
Kendi kendine elektrik üretebilen bir organ olan kalp, ürettiği elektrik sayesinde kalp kasının kasılmasını sağlıyor. Elektrik, peşpeşe dizilmiş hücrelerden oluşan ve adeta bir elektrik kablosuna benzeyen elektriksel ileti yolları aracılığıyla kalbin iki kulakçık ve iki karıncıktan oluşan 4 boşluğunun içine yayılıyor. Bu elektrik iletisinde bir bozukluk olması ve bu bozukluğun kalbin yavaşlamasına neden olması durumunda ise kalp piline başvuruluyor. Kalp pilinin amacı, kalbi normal hızına ulaştırmak.
Kalbe girişim için (anjiografi, stent, elektrofizyoloji vs.) kateter laboratuvarına alınan hastaların yaklaşık 20’de 1’ine kalp pili takılması gerektiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Enis Oğuz, bu hastaların en çok kalp hızının yavaşlaması ve tansiyon düşmesine bağlı olarak baş dönmesi yaşadığını söylüyor. Kalp durması ve bayılma atakları da sıkça görülen semptomlar arasında. Hareket halindeyken iskelet kasları daha fazla oksijene ihtiyaç duyduğu için kalbin normalden daha hızlı atması gerekiyor. Ancak elektrik ileti bozukluğu olan hastalarda bu artış olmuyor. Dolayısıyla kalp hızı hep düşük seviyede kalan hastalar, yürüyemiyor, merdiven çıkamıyor, çabuk yoruluyor ve baş dönmesi yaşıyor.
Elektrik ileti sistemi bozukluğu, her yaşta, hatta doğuştan bile görülebilen ama ileri yaşta görülme olasılığı daha yüksek olan bir hastalık. Kalp krizi geçirenlerde, kalp yetersizliği olan kişilerde daha sık görülen elektrik ileti sistemi bozukluğunun en önemli sebeplerinden biri yaşlanma. Elektrik ileti sistemini besleyen kalp damarının tıkanması ise bu hastalığın bir başka nedeni. Elektriksel bozukluklar anlık veya sürekli yakınmalara yol açan bir hastalık. Pil takılır takılmaz kalp hızı normale döndüğü için hastada iyilik hali hemen başlıyor. Kalp pili hastanın bayılma, baş dönmesi, yol yürüyememe gibi şikâyetlerini hemen ortadan kaldırıyor. Hastanın tüm bu şikayetleri ortadan kalktığı için yaşam kalitesinde çok büyük bir artış oluyor.
Hayat kurtaran piller
Defiblatörelerin temel takılma amacı kalbin anormal hızlanmalarını şokla normale çevirmek. Hayatı tehdit eden ritm bozuklukları ve kalp hızlanmaları, kalbin durmasıyla eşdeğer ve ani ölümlere neden olabiliyor. Hastada bu geliştiği zaman, kalp durmuş gibi hiç kan pompalayamıyor, çok hızlı ve düzensiz kasılıyor. Bu sırada hastaya dışarıdan elektroşok yapılması ve hastanın ritminin normale getirilmesi gerekiyor. Defiblatörler hastada ritim bozukluğunun geliştiğini tanıyor ve o anda elektroşoku verip hastanın hayatını kurtarıyor. Böylece hasta nerede olursa olsun erken müdahele ile hayatı kurtarılmış oluyor. Bu durum genelde kalp yetersizliği hastalarında görülür.
Operasyon sonrası
Operasyon yaklaşık bir saat sürüyor. İlk 24 saat kablonun iyice kalp içinde yerleşmesi ve tutunması için önemli bir süre. Bu amaçla bir gün hastanede yatırılan hasta, taburcu olduktan sonra hiçbir hareket kısıtlılığı yaşamıyor. Kalp pili takılması ciddi komplikasyonları olan bir operasyon değil. Çok nadir durumlarda, köprücük kemiğinin altındaki damarı iğneyle bulmaya çalışırken, akciğerlerin delinebilme ihtimali söz konusu. Bu da, akciğeri saran zarların çevresine hava toplanmasına neden olduğu için solunum sıkıntısı yaratabiliyor. Bu durumda, kaburgaların arasından bu hava alınıyor ve akciğerdeki delik iki üç gün içinde kendiliğinden kapanıyor. Bu da, hastada kalıcı hiçbir sorun bırakmıyor. Vücuda yabancı cisim yerleştirilen her operasyonda olduğu gibi kalp pili yerleştirme operasyonunda da enfeksiyon riski var. Bu gibi durumlarda ise, pil çıkartılarak enfeksiyon tedavisi yapılıyor.
Kalp pilinin kontrolü
Kalp pili takıldıktan sonra mutlaka performasının izlenmesi gerekiyor. Aslında kendisi de küçük bir bilgisayar olan kalp pili, dışarıdan başka bir bilgisayar yardımıyla telemetrik yöntem denen bir yöntemle okunabiliyor. Bu sayede, hastanın kalp hızı nasıl seyretmiş, kalp pili ne kadar çalışmış, kendi ritmi zaman zaman ortaya çıkmış mı, hep kalp piline mi bağlı kalmış, başka ritm bozuklukları olmuş mu gibi bilgilere ulaşılıyor. Ayrıca pilin kaç voltta çalışması gerektiğini ya da kalp hızını tutması gereken değerleri, kalp piline dışarıdan programlamak mümkün. Hasta, pilin ortalama dayanma süresi olan 7 yıl boyunca her 6 ayda bir kontrole gelmek zorunda. Pilin biteceği 6 ay önceden saptanabildiği için bu kontroller çok önemli.
![]()
Stentler
Balon ile darlık açılmasından sonra aynı yerde ani tıkanıklık veya zaman içinde tekrar darlık gelişebilmektedir. Bunun üstesinden gelmek için darlık bölgesinde mekanik destek sağlayıp ani tıkanmayı engelleyen, çoğunlukla paslanmaz çelikten yapılan stentler (kafes) geliştirilmiştir. Gerekli durumlarda balona ek olarak o bölgeye, yine balon yardımıyla stent konur.
İlaçlı (kaplı) Stentler
Stentler, yalnızca balon yapılmasından sonra sık görülen ani tıkanmayı oldukça azaltmıştır ama yine de yerleştirildikten sonra aynı yerde ilk 6 ay içinde tekrar müdahale gerektirebilen daralma görülebilir. Son yıllarda üzeri, polimer bir yapı içine emdirilmiş, daralmayı önleyici veya azaltıcı özel bir ilaç (sirolimus, paclitaxel vb) ile kaplı stentler çıkarılmıştır (ilaçlı veya kaplı stent). Bu ilaçlar bu bölgede hücre çoğalmasına engel olarak tekrar daralmayı önlemektedir. Bu stentlerle sonuçlar çok daha iyi olmakla birlikte kaplı olan stentler daha pahalıdır
