Dikkat eksikliği ve hiperaktivite: “Hastalık değil, doğru yönetilmezse işlevselliği bozan bir farklılık”

Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi programına konuk olan Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Melike Güveli Bozkurt, DEHB’nin bir hastalıktan çok doğru yönetilmediğinde işlevselliği etkileyen bir

farklılık olduğunu vurguladı. Programda, erken tanı, aile desteği, eğitim süreci ve kişiye özel tedaviyle çocukların hem akademik hem sosyal hayatta güçlü bir denge kurabileceğine dikkat çekildi.

Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Melike Güveli Bozkurt konuk oldu. Programda, çocukluk çağının en sık karşılaşılan nörogelişimsel farklılıklarından biri olan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tüm yönleriyle ele alındı.

Hayatın Reçetesi : https://youtu.be/P8n1NrxlvbQ

Her hareketli çocuk aynı değil

Programda, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun (DEHB) bir hastalıktan çok bireyin doğuştan getirdiği özellikler ve beyin yapısıyla ilişkili bir farklılık olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Ancak bu farklılığın bazı durumlarda çocuğun günlük yaşamını ve akademik performansını olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekildi.

Programda dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik ve dürtüselliğin en temel belirtiler arasında yer aldığı, bu belirtilerin her çocukta aynı anda ve aynı şiddette görülmeyebileceği ifade edildi. Ayrıca, DEHB’nin çocuk ve gençlerin yaklaşık yüzde 5’inde görüldüğü bilgisi paylaşıldı.

Genetik ve çevresel etkiler belirleyici

Programda Dr. Bozkurt, ailede DEHB öyküsü bulunmasının, çocukta da görülme ihtimalini artırdığına dikkat çekerek, psikiyatrik sorunların büyük bölümünün genetik yatkınlık ile çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıktığını söyledi.

Programda, DEHB’nin erkek çocuklarda daha çok hiperaktivite ve dürtüsellikle, kız çocuklarda ise dikkat eksikliğiyle ortaya çıktığı belirtildi. Erkek çocukların daha hareketli olmaları nedeniyle erken dönemde fark edilip uzmana yönlendirilirken, kız çocukların daha sessiz ve içine kapanık yapıları nedeniyle çoğu zaman gözden kaçabildiği ifade edildi.

Bu nedenle kız çocuklarda sorun çoğunlukla okul başarısındaki düşüşle birlikte fark ediliyor.

gorsel_2_ekran-resmi.webp

Öğrenme güçlükleri eşlik edebilir

Dr. Bozkurt, DEHB’ye sıklıkla disleksi ve disgrafi gibi özel öğrenme güçlüklerinin de eşlik edebildiğini belirtirken, bu durumun akademik süreci daha da zorlaştırabileceğini vurguladı.

Bozkurt, okul öncesi dönemde tanı konulan çocuklarda öncelikli yaklaşımın ilaç tedavisi değil; davranış düzenleme, ebeveyn eğitimi ve okul ile iş birliği olduğunu ifade etti.

Bozkurt, çocukların okula başlamasıyla birlikte akademik zorlukların artması durumunda ise ilaç tedavisinin gündeme gelebileceğini belirterek tedavinin mümkünse ergenlik öncesi dönemde başlanmasının daha etkili sonuçlar verdiğini kaydetti.

gorsel_3.webp

DEHB’nin zekâ ile ilgisi yok

DEHB’nin zekâ düzeyiyle doğrudan bir bağlantısının olmadığı, sorunun normal zekalı çocukların yanı sıra zekâ geriliği olan ya da üstün zekalı çocuklarda da görülebileceği vurgulandı.

Dr. Melike Güveli Bozkurt tedavi sürecinde yalnızca tıbbi yaklaşımın yeterli olamayacağını, yaşam tarzı düzenlemelerinin de büyük önem taşıdığını belirtti.

Dr. Bozkurt şunları söyledi:

“Çocukların ekran başında geçirdiği sürenin sınırlandırılması, içeriklerin yaşa uygun seçilmesi ve fiziksel aktivitenin artırılması önemli. Özellikle takım sporları çocukların kurallara uyum, iletişim ve birlikte hareket etme becerilerini geliştiriyor, daha küçük yaşlarda ise jimnastik gibi sporlar da faydalı olabiliyor.”

İlaç tedavisi kişiye özel planlanmalı

Bozkurt programda DEHB tedavisinde kullanılan ilaçların her çocuk için özel olarak planlandığını, doz ve kullanım sürecinin mutlaka uzman kontrolünde belirlenmesi ve sürdürülmesinin de önem taşıdığını vurguladı.

Bozkurt, ilaç saatleri, doz ayarlamaları ve tedaviye ara verilmesi gibi kararların yalnızca çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanları tarafından verilebileceğini de sözlerine ekledi.

Başarı sadece notlarla ölçülmez

DEHB tedavisinde tek hedefin akademik başarı olmadığına dikkat çeken Bozkurt, çocukların özgüvenini destekleyen aile tutumlarının da en az tedavi kadar önemli olduğunu ifade etti.

Bozkurt, doğru tedavi ve güçlü sosyal destekle DEHB’li çocukların akranlarıyla aynı hatta bazı alanlarda daha yüksek başarılar elde edebildiğini kaydetti.

Lütfen gerekli alanı doldurun.
Image